Sonra Sustu
_______________Ahmet Telli’ye
Akşamı giyiniyorsun,
Vakitli bir sabah kadar taze.
Karanlığın kabuğu incelirken,
Havada bir ney sesi.
Kırık testilerden su içiyor ay.
Kadife rüzgârlar bir sırrı kanatıyor,
Çıvgın dallar ayazı tarıyor.
Çocukların avuçlarından yıldızlar dökülüyor,
Düşler nefes nefese.
Bir lamba yanar
Gecenin ormanında.
Kafesler kör.
Çiğnenen toprakta zincirler seslenir.
Alaz büyür,
Aydınlanır kâinat.
Bir nakarat gibi titriyor kafes,
Şakağında ağır ağır büyüyor bir mızrak.
Kıyısız suların alnına şiir eğiliyor.
Dopdolu bir inşirah geçiyor içimden,
Sessizlik, ölü şairlerin en uzun şiiri.
“Hangi kapıyı çalsak, içeride hüzün kalır. “
Susuyoruz dil içre.
Örste bükülen omuzlar gibi
Demir kokuyor dünya.
Duaların, yüreklerin,
Beyaz mezarların tam ortasına,
Çanaksız çiçekler göğe su taşıyor.
Bütün çocuklar bağıracak,
Katrelerin, çığlıkların derinine.
Esecek yıllarca,
Gece şiirle soluyacak.
Bir sabahın eşiğinde
Zarın kırıklığını,
Kapının gözlerini
Henüz açamamışız
Göğümüzde...
Bıraktım kuş dillerini,
Uçup giden tüyleri.
At toynaklarının ritminde
Amansız bir nefes.
Susta kâinat.
...