Suç ve Ceza
Baktığım aynalarda unutmuşsun yüzünü
Sesin dinlediğim şarkılarda
Sadeleştirilmiş yalnızlığım fazla tedirgin
Telaşlanıyor olmalı uzaklaştığın her adımda
Eli anlık tetikte kaç sensiz saat varsa
O kadar kurşun
Hâlbuki tek kuruş etmez seslenmediğin adım
Aşk pazarında
Hissettiğim rüzgârda unutmuşsun kokunu
Tenini seviştiğim tüm kadınlarda
Gitsen de sonsuz umuttu adın
Ortasından kırıldı harfim unut oldu adın
Gölgemi yanında götüren meçhul kadın
Yokluğun mezedir artık
Susuz içtiğim büyük rakılarda
Kuruttuğum güller arasında unutmuşsun gülüşünü
Ağlayışın göz kapaklarımda
Senden alınan bir parça: kalbim
Bedenime koşullandırılmış bomba
Çoğalan sensizlikle azalıyor geri sayım
Ha patladı ha patlayacak ramaklarda
Kestiğim damarımda unutmuşsun rengini
Kırmızılığını öptüğün yanaklarımda
İçimin nefes kadehinde soluğun buz
Bir iç kanama gibi
O gece rakı masasına bıraktığın
Kırmızı bluz
Uyuduğum yataklarda unutmuşsun hayalini
Gölgeni yürüdüğüm sokaklarda
Pamuksu bir cennete dokunduğumu düşünürken
Kör bir rendeymiş ruhun
Bir ağzında ömrüm incilirken
Diğerinde zulüm
Dinlediğim masallarda unutmuşsun yalanını
Gerçeğin sönen hayatımda
Hatta
"Giderken bende unutmuşsun kendini
Olsun ben çoktan affetim gitmeni
Gelişinmiş en büyük hata..."