Sürgün
Günler soldu artık , hep Eylül'deyim,
Kusurlu bir düş'ün, sonbaharında,
Ömürlük bir sürgündeyim....
Bilmem hangi nefeste son bulacak,
Ne gün bitecek bu hasat mevsimi,
Sen!!, kalbe ekip , akıldan sökemediğim,
Yüzümden sarı kuru,hüzün biçtiğim,
Göz! yağmurlarımı derdiğim...
Şimdilerde yere göğe sığmayan,
Meylinden kaçıp, Eylül'üne sığınan,
Kendi düşünün gölgesinde bir sığıntı kalbim..
Tuhaf değil mi? daha tanımadan ellerin ,avuçlarımı,
Kalbinin göğsümde atıp tutması,
Bilmediğim gözlerin ,hep yaz! bakması...
Ne zor ismini sessizce bağırmak,
Rüzgardan, sesine katık ,kokunu duymak,
Her an karşımda! yüzüne dokunamamak ne acı..
Sana ait her şey yasadışı , aklımın firarı,fikrimin isyanı
Dahası gönlünün ne var ne yok yanına alıp,
Gönlüme ayak basması...
Aşk !! dediğin sağlam bir devrim,
Düştü kalelerim,yenildim,
Şimdiler de kendi yüreğimde,
Sessiz sedasız,
Çaresiz bir mülteciyim....
(sürgün...)