Suskun Gecenin Ertesinden
This poem was selected as the poem of the day on 14.07.2013.
Kör ışığa tutuşurken parmakların
Seyreyle hüzün asılacak ölümün sehpasına idam misali
Şafak koşacak peşinden belki
Belki kara gün erteleri
Nedamet vuracak
Kör kurşun
Diz çökerken pişmanlık akşam secdesine
Duadan silinecek adım
Adım yoksul sofasında yoksun voltalarda
Yorarken hayali
İçimde adını sildiğim şarkılar
Saklanıp
İzbe karanlıklara
Yeni doğum kumruları gibi ahşap kiremitlerde
Islanırken mevsim şaşırtan yağmurlardan
Ağlayacaksın
Zifir köşelerde
Mahkûm edilmişliğin
Dilinde ağaç kavuklarına sakladığın şahadetin
Bensiz ölecek
Kara şiirler
Yontarken sen şehir yıldızlarını
Dudaklarında kızıl diş izleri
Saç renklerine çekeceksin
Uçsuz bir kuyudan artezyen kokularını
Kokmayacak öyle teninde
Tanrı kokuları
Öleceksin biliyorsun
Kor mermiler yutunca
Efsunlu sabahlarda
Çay kaşığında
Adımı arayacak gözlerin
Ben
Rüya şafaklarında sarılırken
Taze zıbınlara
Boş bir beşik sallayacak
Ninnilerin
Diline yapışacak
Lal gecenin
Yelkovanları
Kadranı kaçıran sabırlar dizeceksin isli tespihlere
Firavun masalları artacak geceye
Asasına kömür sürdüğün
Dervişten kaçıracaksın yalan gözlerini
Ama...