Takvim Ayasından Zul Yapraklar
'Şiirin böğrüne iki serenad'
'Kaburgasız şairler gırla'
İnce patiskadan betimler biçtim
Gözlerime çuha çiçeği mimli
Bilmezdik yüreğe nakışları
Adam satışları okkadan
Uyluğuma dolanan bu acı
Kaç kerkenez sancı işler
Arsız bedenime...
Kimi yüreğe bastı
İçli kırık söylemini
Sazın telleri ağlar
Her söz ya pullanır
Şiirsel duvaklarda
Ya da ağız pasıdır
Dilden dile...
İşte;
Bizi var eden ölü kuşlar bazen
Bir gülün ağlaması zalimlerde
Zula düşer insan kaburgasından
Kırık dökük bırakır zamanı
Bazen altın tepside ayrılık
Güğümlerde paklanır hak
Bitli cendereden...
Dili esrik;
Ölüm sessiz yakalar
Karma cenin çiçekleri
Martı ziftlenir ağlarda
Bir balığın gözünde rızkı
Kartal gagasından...
Geçeceğiz!
Kıl keskin sırattan
Can yüklü turnalar gibi
Yüzümüzü yalayan zul ateşi
Yastık olacak sancımıza
Ve son bir şiir;
Alaca öfkesinden şairin
Demlenecek takvim ayasına
Son şiir demlenene kadar başka şiir mayalamayacak dilim...
29.12.2010