Tanrı Ve Ben Ve Diğerleri
İşte düşündüklerim,
Kim bilir, sanrılarım belki de.
Biz insanız;
Değiliz ne başka bir canlı, ne de bir makine.
Canlıları severiz
Bitkileri, hayvanları...
Ta ki onlar
Büyüyene ya da yaşlanana dek.
Kesip yiyene kadar belki de.
Bazen de daha küçücükken
Yeriz, giyer ve bazen de yerlere sereriz.
Çünkü biz onların efendileriyiz!
Aleti, edevatı biz yaparız
Biz yaratırız makineleri.
İrade koyar ve neyi istersek onu yaptırırız.
Onlara olan şefkatimiz
İşimizi yaptıkları sürecedir.
İşlerimizi yapamaz olduklarında,
Harcadığımız para kadardır acımız.
İşlevsiz kaldıklarında
Çöpten mezarlara gömeriz onları.
Unutur gideriz bir zaman sonra.
Tanrı, yaratıcımız, efendimiz!
Fakat bizler ne sıradan canlılar,
Ne de soğuk makineleriz biz.
O zaman biz niçin yaratılmış,
Neden yerlere serilmişiz?
Çığlığımız neden yükselir göklere?
Bazen dikilirken anıtlarımız,
Suçsuzken ve hiç günahımız yokken bazen
Neden çöplerde çürümeye terk edilir bedenlerimiz?
Yoksa Tanrı'nın işçileri miyiz bizler?
O'nun aletleri, aygıtları?
Canlılar ve cansızların bize olduğu gibi.
Yoksa duymadığımız gibi onların seslerini
O da mı duymuyor bizleri?
Ya da bizim onları duyduğumuz gibi mi duyuyor,
O da öyle mi duyuyor bizleri.
Aramızdaki ilişki nedir Tanrım?
Yaptığım ve fakat beğenmediğim bir oyuncak,
Sonunda çöpe attığım;
Benim olmayan ,
Ama uzunca bir süredir oturduğum evim;
Ya da yıllarca bindiğim atım,
Şimdilerde satmayı düşündüğüm.
Ya da başka ne gibi Tanrım?
Doğru, canım isteyince
Çok oyunlar oynadım bilgisayarımda.
İstemeyince canım çıkardım elden.
Çok buzağı sevdim bu güne kadar
Fakat kestim ve yedim canım istediğinde.
Şimdi arabamı satıyorum kelepir fiyatına
Daha iyisini aldım çünkü.
Daha bir sürü şey yaptım
Ve ne bir kimseye,
Ne de bir şeye bir şey sormadım.
Yine de hiç birinden bir şikayet duymadım.
Yoksa sordular da mı ben duymadım?
Anlamadım mı serzenişlerini yoksa?
Hoş duysam, anlasam da sonuç değişir miydi ki?
Yoksa Sen sordun da ben mi duymadım?
Yapmak, katlanmak zorunda olduğum şeyleri?
Ya da var olmak isteyip istemediğimi mesela?
Sordun mu bana Tanrım?
Sen sordun da ben mi duymadım?
Duydum da anlamadım mı yoksa?
Duydum ve anladım ve unuttum mu yoksa?
Hoş ben yokken Sen nasıl sorabilirdin ki bana?
Biliyorum Tanrım,
Bazen büyük bir haz,
Ya da büyük bir mutluluk için
Daha küçük acılara ve sıkıntılara katlandığımı.
Ama bazen de bıkıyor ve usanıyorum!
Ne acılar ne de hazlar diyorum mesela,
Hiç birini istemiyorum.
Bu da var olmamış olmamı gerektiriyor haliyle.
'Olmamış olmak!' Ne de tuhaf bir ifade!
Bilmek istiyorum yine de
Var mıydı böyle bir seçeneğim?
Vardıysa neden hayattayım ben şimdi?
Yoktuysa şayet, bilmek istiyorum Tanrım:
Bir kul olmaktan başka Sana
Daha neyinim ben Senin?
Nedir doğası, aramızdaki ilişkinin?
21.12.09