Tefekkür Ve Şükür
İnsan,
Önce kendini oku!
Nasıl meydana geldin hiç düşündün mü?
Evvelin çamur ile karılmış bir hamurdu...
Ana rahminde ilk kan pıhtısı idin
Kuruldu ruh ile Alak'a, sonra ya sonra cenin ilk şeklin
Bu işte yoktu dahlin
Her bir şeyde mührü vardı seni halkedenin...
Ne zannettin ebeveynin işi mi?
Yoksa tesadüfler silsilesi mi?
Akıllı hücreler yan yana geldiler
Göz kulak uyum içinde şeklini verdiler
Doğan bütün insanlar aynı idiler
Öyle değil mi tüm hücreler aynı düşündüler
Tesadüf eseri olsaydın
Göz ile göbek yer değiştirir
K.çından kulak ayağından saç çıkardı
Ucube diyen hemcinsini yerdin belki...
Arı çiçeklerden topladı poleni
Özü ve propolisi
Geometrik bilgisi ile yaptı peteği
Kıvamında ayarladı tadını kesafetini
Peki Arı'ya kim verdi bu ilmi
İşte Arı'ya O ilmi veren
Hücrene tekamül seyrini yükleyen
Genlerine insan olmanı kodlayan
Ana rahmine o yeteneği veren
Ve ilk nefesi verdiği gibi son nefesini alan
Aynı Kudret aynı İlim aynı Halık
Her bahar toprağın yeşermesi
Kuruyan dalların dirilmesi
Böceklerin ve mikroorganizmaların yeniden üremesi
Suyun can vermek için çağlaması
Güneşin yılmadan ve tükenmeden aydınlatması
Hepsi tek bir emirle aynı zamanda start alması
Demek ki, baharı getiren
Toprağa
Tüm canlılara
Suya ve güneşe
Hükmeden Bir'i Var
Dünya,
Güneşe olan uzaklığı milimetrik sapmayan
Bir derece yaklaşsa yanıp kavrulan
Bir derece uzaklaşsa donup kalan
Bu hassas dengeyi dünya mı?
Güneş mi?
Kendi becerisi ile temin ediyor
Yoksa her ikisini de yaratan
O dengeyi koruyan
Rabbin mi?...
Ey insan,
Önce kendini oku!
Muhteşem vücut sistemini keşfet
Yaratana bol bol şükret
Sonra çevreni ve her an devridaim eden kainat sistemini oku
Muhteşem ve mükemmel nizamı ve hassas ayarı keşfet
Sonrasında ve her anında Allah'a şükret...
Son söz; yaratılanı tefekkür et!
Yaratana şükret...