Tek Çaren Ayrılık Gemisi Olsun
Bir gece yarısı öylesine uyan
Uykunun sevişmezliği vursun ay yüzüne
Saçı sakalı karışmış bir gökyüzünden bak
Gecenin rengi gözlerime
Yıldızlar tenhaya çekili
Suskunluk
Yanlızlık meydanlarda cirit atıyor
Yeryüzü sokakları
Uyanamamış sabahın aleminden
Kaçıncı çakır keyfini yaşıyor
Doyumsuzluğu
Kaybolmuş kaldırımlarında
Arada bir yağmur vuruyor
Gideriyor eksikliğini
Her damlası
Topraklarda tepinip duruyor
Sen benden gittin gideli
Caddeler boyunca
Sarmaşık güllerle bezeli kaldırım korkulukları
Geceye fener gözleri baykuşlara yuva olmuş
Mutsuzluk yüklenmiş çiçek tarlası gibi
Gökyüzü gözlerim
Bulutlar karmakarışık
Duygular yüklü
Döküldü dökülecek bir yağmur
Vursun yüzüne hüznün tufanı
Perdeler utansın açılsın penceren içerden
Rüzgâr konsun boş yastığına
Uğultusu eksik olmasın
Baykuşların sesi kulaklarında
Kendinden utanırmısın bilmemde
Sevgi utanır yüzünü aynada görünce
Kimliksiz kalsın gecelerin
Suskun dünyanda
Uykuların yastığımın gözyaşlarına
Boğulup dursun
Sessizliğin sessizliğime yoldaş olsun
Hayallerin kabusa dönsün umut pınarlarında
İçtiğin her damla mutluluk
İşkence odalarında son bulsun
Ayaklarına atılan neşter izleri rüyalarında
Yüreğimin kabusu tuz olsun
Açılmasın göz kapaklarının kiliti
Yanlızlığımdan çıkıncaya kadar
Yokluğumda boğulsun
Ay tutsun ellerini yıldızlar prangan olsun
Perdeleri çekilinceye kadar
Gündüzün gecelerin haram olsun
Işıkları vurunca gökyüzünün utancına
Yeryüzü aynan olsun
Yaşadığım mevsimler senin iklimin
Yüreğin şahitlik yapar beni görünce kahrolursun
Özlemler kıyıda seninle beklerken
Hasretin rüzgârları yelkeni açmış
Bana kavuşmak için
Utanmadan giderken bindiğin
Tek çaren ayrılık gemisi olsun
Elazığ 2012