Tren
henüz ayrılıklar yetişemedi sevdanın trenlerine
vagonlarda kaçak iki yolcu biri sen
her ayrılık yangın gibi başlar yüreklerde
diğeri nice yangın yerinden sağ kalmış
küllerinden yeni doğmuş çocuksu bir yürek
aklı toz bulutlarının arsından sorar kendine
bu tren nereye gidecek?
sendeliyordu tren rayların üzerinde
kompartımanda buluştu önce hayallerimiz
trenin götürdüğü yere kadardı hayallerimiz
bilmezdik nereye gideceğimizi ama huzurluydu yolculuk
o yüzden belki de tanrıdan bu trenin
sonsuzluğa gitmesini diliyorduk
tren raylarının ürkütücü sesi gelirdi
sen nefes bile almadan dinlerdin
içinde bir ürpertiyle dinlerdin
korkuturdu seni rüzgarın kanat çırpışı bile
bense yalnız gurbetin sesini duyardım içimde
bir hüzün ödünç alırdım geçmişten
daha önce nice yolculuklardan geçmiştim
her seferinde yarı yolda kaldı
trenler hep çıktı raylarından
ya da ayrılıklar yetişti hep arkamızdan
en çok da molada yitirdik yolcumuzu..
mendil sallayan anılarını bıraktı arkamıza..
senin çok yolculuğun var yapacağın
tren raylarında eskimeden hayatlar
gururla yaslayıp başını omzuna
sonsuza giden o trende
gururla yan yana olacaksın
belki ben yolculuğun orta yerinde
belki de yaşamlarınızdan birinde
çıkacağım birden bire..
yolculuklar gizemlidir
belki günün birinde
belki ben de o trende
yalnızlığımla
bekliyor olacağım seni
henüz ayrılık yetişemedi sevdanın trenlerine..