Tut ki Cellâdım Sensin
Tut ki cellâdım sensin...
Zerrelerine bölerek bu darağacına astığın sevdamı,
kırık bir sigara tablasının küllerinde bıraktın beni...
//
gereksiz bütün sözcüklerini kullandın sevdama,
Yarı çıplak bırakıp düşlerimi,
kefensiz bırakıp hayallerimi,
köprü ayaklarına sorgusuz astın..
//
Tut ki nefretim sensin...
Özgürlüğünü alıp elinden bütün hisselerimi
hep aynı kazanda kaynatıp
hep aynı tastan içirdin acılarımı
sende nefessiz kalsam da olur,
yürek sende nefes almadıktan sonra.
Bir yudum suyun içilecek son damlası olsan da
sende hayat bulsam da yine de içmem seni...
//
Tut ki geleceğim sensin...
Hangi gelecekte bilinir ki yaşanacaklar
ve hangi sevgili zehrine boğar ki sevdiğini,
Yıllanmış hasretine sol böğrüme yerleştirip
elimi eteğimi çekip bu sevdadan gidesim gelir
sabahın en erkenin de...
//
Sende nefes alsam ne fayda,
Ölüme koşmak gibi koştum oysa,
her bir tarafıma senli izler yakıştırıp
senli düşüncelerde koştum sana,
seni severek,
seni istedim kabul olmayası her dua'mda
böyle yıpratılır,
böyle mi acılara dolandırılır bir mevsimlik yürek.
//
Kaç hazanla boğuştum sende
kaç beni sana adadım adak niyetine yokluğunda
oysa şimdi yoksun
ben diyetini ödüyorum
sevdanın yok/sunluğunda...
//Egzersizler yapıp yokluğunda yüreğime,
iğneli fıçılarda paralandı yüreğim,
şimdi her yokluğunda
an be an ölmekteyim...