Tutsak Kelimeler
Unutmak istiyordu çocukluğunu
adreslerin ortasında puslu gözlerle yaşıyordu
bir sonbahar susuzluğunda içi aşktan yanıyordu
bir kent yıkılıyordu dizlerinin üstüne
alaca bir karanlık gençliğini istiyordu
bu sene de bekliyordu özgürlük kuşlarını
feryadı semaya çıktığında bilmekteydi sabahı
güllerin içine akarken sevgi
meçhuldü yüzünün aşk aydınlığı
en kurak iklimlerde bile
yağmurlara saklıyordu gözyaşlarını
düşleri vardı yıllara baharının
yitik bir sessizliğin umutlarını ekti
öfkesi tuttuğu balıkları denize atmıştı da
gençliği suskunluğa doyamıyordu
gülmeyi kendine armağan etmişti
nereye koyduğunu bulamıyordu
oysa o hep aranılan yerdeydi
mekanı mesken tutmuştu ayrılıklara
yalnızdı bir o kadar da ıssız
bir gece yarısı yine geçmişi düşünüyordu
gözleri camda belki gelir diyordu
bir şarkısı vardı hep onu söylüyordu
ölesiye sevmişti unutamıyordu
aldığını geri vermese de yıllar
yürüyordu savaş kokulu hasrete
seviyordu gülü dikeniyle avuçlayarak
kan içinde kalsa da yüreğine sarıyordu
dikenin ahını gülden alamıyor
canı acısada sevgisiz yapamıyordu
dostluğu günah olmayacak kadar masum
köle olunmayacak kadar özgür
dostça yaşanacak kadar özeldi
o dostluğu bilenlerdendi
sevgisini hapsetmişti ıssız gönlüne
gölgesiz gerçeklerin en arkasındaydı
insanları kibrit kutusunun içindeki kibritlere benzetiyordu
her birini ayrı ayrı yakıyor
her birinde ayrı ayrı yanıyordu.