Üç Yüz Otuz Üç Vakit
This poem was selected as the poem of the day on 15.03.2020.
evet..,
yine uyumadım bu gece de
biliyorum yine “kahve çok içiyorsun” diyeceksin
daha doğrusu yine söylemeni ne çok isterdim eskisi gibi...
evet… yine uyumadım bu gece de... hatta,
bilmiyorsun ama tadım hiç olmamasına rağmen
şekersiz ve çok daha sıkı, çok daha sert içiyorum şimdilerde
“yak bir cigara daha” dedikçe de ciğerim
sarıp sarmalıyorum çektikçe dumanı içime... biz niyetine
tütünümü de kendim sarabiliyorum artık... ne bileyim,
kesmiyor, kesemiyor yokluğunda sarılamadığım hiç bir raf dumanı beni
evet… tutmadı,
tutmadı yine uyku bu gece de
o kadar parçalanmış ve dağılmışım ki
inanmayacaksın ama yıldızlar saydı beni bu gece
ve sen... ve sen yine yoktun aralarında… nereden mi anladım,
hiç biri ama hiç biri gözümü alacak kadar parlamıyordu
anla işte yoktun aralarında, yoktun yanımda yok.. yok... yok
ahh…
aroması kahve kokulu teninde
köpük köpük dudaklandığım,
kürek kürek sandallandığım sevgili
cezvelensek diyordum yine bir közün çıtırında,
telvelensek, nefeslensek diyordum biz kadar yine aşk kıvamında
inan hatırına üç vakit değil üç yüz otuz üç vakit beklerdim bizi… beklerdim.