Uçurum Kenarı
taşların üstünde adın
uçurumdan düşüyor kimsesizlik
cılız ağacın dalları, aşk kadar nazik
kırılan dalları topluyor sevgisizlik
ormanda kalabalık bir sükunet
el ele vermiş yürüyor yalnızlık
boyları uzamış ağaçların, içleri karanlık
kovuklarında yitmiş çocukluk
küflü bir sandalye çekiyorum ağaçtan
koparılmışlığımızı paylaşıyorum üstünde
çivileniyor yüreğimde umut
grileştikçe, çoğalıyor ormanda yeşillik
uçurum kenarı dedikleri yer
yüreğimde demirsiz balkona benzer
kayalardan fışkıran yalnız çiçekler
ölüm uykularımı böler
ıslak kapılar, kurumuş sevinçler
aşktan habersiz geçen yazlar, kışlar
zamanın zincirinden kopmuş hayaller
sıra gözetmeden adres soruyor mutluluk
güneş mahallesinde, yağmur istiyor ağaçlar
küflenmişliğine aldırmadan yalnızlık
kanat çırpıyor ormanda
kuş seslerinde çoğalıyor sonsuzluk