Uğultu
OK
kasketi alnına düşer
adamın,
sıcak terine yapışır.
/
gözyaşı,
ördüğü
ak süveterine...
elleri nasırlı kadınının.
üzerinde,
gelirken getirdiği
yağmur kokusu,
kollarında
ölüsü
çakır gözlü çocuğun.
-gün çoktan gitmiştir-
şehir utanır,
kapatır
bütün meydanlarını
gökgürültülü bir
akşamdır
...
şimdi
duvarda asılı kara önlük,
bez çanta,
tahtadan oyuncaklar, ardındaki
sürgülü kapının
ve
romatizmalı dizi
soluk benizli kadının
yalnız bırakılmıştır.