U/yak Günleri
Bir kafile düş gönderdim
arzın şafağı soyunmuş üryan zifirlerine
kader dedim kendi kendime
ruhuma bıraktığın ayrılık ateşini
senden bilmek istemedim
kader dedim...
Gözleri sana benzeyen rüyalarım varken,
sesine ithaf olurdu şiirlerin sonsuzluğu
yüzünün kıvrımlarından b/akardı
yedi bin ceddimin mahrum kaldığı aşkın huzuru.
S/oyulurken yaralarımın intihar bulaşmış kabukları
sen sürerdim ağrılarıma
devam olurdun...
Sana nöbet tuttuğum zamanlarda
gün doğardı toprağıma,
salkım söğüt giyinirdi bozkırlarım
hep yolunda giderdi hayatım.
Sonra sen gittin !
İmlası bozuk cümlelere yazıldı adımız
ve yarım kaldı o zengin uyaklarımız.
Kader dedim ustam !
ç/ırağın olmayı yazmışsa Rahman,
râmoldum son sözüne
ve ağladım kad(e)rime,
kıymetini yitirmiş sevgime.
(z/ahire ne saklı bilinmez ustam / nefesim aşk ise kaderimdir sevdam !
)