Uyan Ey Uykuda Olan!
Yeni bir gün daha ihtiyar dünyanın oltasına takılıyor;
Pulları mat;
Esansı ölgün;
Eti yenmez bir balık niyetine.
Ve gün-aydın yalanını onaylarken gülüşler,
İcra memuru gibi kapıma dayanan,
Bugün;
Hacmiyle dünkü yalnızlığın üstünü kaplayan
Başka bir yalnızlık;
Senin bana yolladığın çiçekler farz edip
Memnuniyetle içeriye buyur
ettiğim.
Geri dönecek olmana dair son ümidimi de
az önce kaldırdılar hastaneye;
Korkarım
Çok fazla yaşamayacak.
Çünkü şuan
Muhtemelen
bir kadının bacak arasında fazladan mesaidesin
Ya da şuan
Muhtemelen
Benden sonraki günlerde hiç ayık kalamamış olmanın,
sefilliğine
ne kattığını merak ediyorsun;
Bilmiyorum.
Bana hala âşık mısın,
Bilmiyorum.
Cesetlere aşkın kokusunun sindiği bir morgdayız
seninle;
Alabildiğine kasvet.
Senden daha çok kez ölmüşsem de ben,
Sen bir ölüye daha çok benziyorsun benden.
Oysaki
Otopsi raporumda izler var ihanetlerinden!
Ve işte
Yeni bir gün daha vuruyor ihtiyar dünyanın kıyılarına;
Fakat hiçbir gün-aydın yalanı
Yetmiyor
Seni aşka,
Seni bana,
Seni bize tekrar uyandırmaya.