Uyanışlarım Çığlık Çığlığa
This poem was selected as the poem of the day on 27.01.2022.
Karanlıktan aydınlığa uzanan zamanın saatinin
Kum zerrelerini döküyorum evin arkasındaki armudun dibinde
Kısa pantolon koşturuyorum babamın dizinin dibinde
Her gece dualar ediyorum sevdiklerimi benden önce almasın diye tanrı
İnancımı sorguluyor kaybettiklerim
Yitip giden her gönül sahibi taş ediyor yüreğimi
Yerine yeni yamalar atıyorum
Nafile
Hiç anlamaz hiç bilmez
Yardan yaralı yüreğimi
Gökkuşağı dilemişim
Zindan karası bulut verdi yaradan
Sessiz Bir gece ansızın
Çiseledi gök Babam'a!
Ben sel oldum anadan doğma
Yıldız tozu döküldü toprağa
Ak toprak sürüldü avuçlarıma
Çamura bulandı zaman
Aklım zincirlerini kopardı
Anlamadı annem
Uyanmadı Babam!
O omuzlarında koskoca Dünyayı kaldıran adam
Yumuverdi gözlerini Bir güz sabahı dünyaya..
Bana sorma nasıl alışılır bu yalnızlığa
Bilmiyorum hiç geçmeyecek belki bu sancı
Belki hafifletecek zaman
Belki de tutunamayacak Aklım zincirlerine
Kaybedeceğim kendimi günün birinde.
İşte özlüyorum delice
O yaşlı ihtiyar ellerini
Keşke okşasa saçlarımı 5 yaşımdaki gibi
Akıl oyunlarım kaos
Rüyalar kan ter
Uyanışlarım çığlık çığlığa
Kaybediyorum aklımı sanki
Kaybediyorum insanlığımı
Kaybediyorum sevdiklerimi
Kaybediyorum seni
Baba n'olur tut ellerimi
Rüyada bile olsa...