Uzat Ellerini
Yokluğa açılmamışsa ellerin
Bilmiyorsan yok halinden
İçtiğin su yediğin lokma kadar
Her nefeste soluduğun hava
Garip yürekler görmediyse vefa
Varlığının anlamı neydi ki
Neydin sen?
Bu dünya denen hanede
Sürdüğün safa...
Soğuk gecelerinde çaresizliğn
Yoksul bir evde açlık
Ya da üşüyen bir bedendeki
Sıcağa hasret
Çekilmiş perdeler içerde ne var?
Hangi zavallı donmuş yokluğun
Issız karanlığına..
Düşleri bile uyuşmuş kederden
Bir ses bir yürek beklemiş
Hayırlı ellerden
Ve perişan tüketmiş umutlarını
Sefil olmuş gerçeğin acı yüzü
içindeki isyana..
Kimbilir belki de ağlamış
Belki defalarca yakarmış..
Medet ummuş dualarından..
Şimdi yakmalı meşalesini
Tutmalı varlıktan yokluğa uzanan eller
Güneş gibi doğmalı yokluğun,
Viran bahçelerine
Aşlar pişmeli ocaklarda sevgiyle
Bir umuda bin yürek olmalı
insanın insana ikramı..
Silinmeli gözlerdeki yaş,
Sarmalı sarılmalı can hevesine
Hiç kimse aç kalmamalı ..
Maddeden kurtulup mana niyetine..
GÜLCENAZ