Üzerime Karabasan Gibi Çöken Esmerliğini de Al Git
Leyli; s/üzdüğün şimaller sürülüyor siyahına, dilekleri kara, fikirleri kara
Hilekârlığın sırrı ne ki; suratsız Ay'ı bile büyüledin
Utanmadan koynuna, sevgimi inkâr eden kadınla aramı sokuyorsun
Gönül eğlendiren şu geceye inançsızlığını as leylim
"Deniz" körpedir...
Kendi oyunlarını, derinlerinde kaybolan cevherden bilir
Kirpiklerinden beğeniyle düşen kırağı gözyaşı
O daha dönerken tepeleri, nizamiyede bağrımı eğdim Ulus'ta
Sokaklar kuru, sokaklar imanlı, sokaklar türkü
Bir yazarın dizginlediği köşesinde demli çay içilen
Sonra dizlerinden ilmik ilmik hatıraların
Kızgın bir tayın koşarken bacağını kırıp uçuruma nazır bekleyişleri
Kızgın, gözü pek bir adamın köstekli saati
Saati gece yarısı
Saati münferit alın yazısı
Düşün, düşün bir yere varamıyorsun
Siniri alınmış bir nefretin refakatçi tiratlarına küsüyorsun
Şimdi sensizliğin ertesi diyen şairin kucağında uyuya kalan
Ölü bir şairin sigortasız rüyalarda çalıştığı
Ne desem safsata sanılıyor konu komşuda
Üzerime karabasan gibi çöken esmerliğini de al git buradan
Bu yarımlar hep sonu gelmeyen yarınlığından kalma...
K/aralığın ortada kaldığı vakit, rahmetli sevdam, kalbimin mezarında rahat uyuyacak
-Biz olmasak da yürür bu saltanat nasıl olsa
Alışkanlığımızdır ikimize sürülmek
Ruhuna fatiha okuyacağım günleri bekleyeceğim mihrapta-