Üzüm Gözlüm
diyorum ki yok sevgili hala yoksun o taş duvarda
aşkın o hali
damlayan kaideye gözyaşı gibi
mermerde birikirken usul usul
ağlamaklı dudaklarımın hasreti
üzüm tanesi gözlerine
ah umutsuzluğum
nasılda çarpar son nefesini kuş yüreği gibi
ayraçlarında o kış sıcaklığını
tüyleri dökülür sevdamın
üşür ölüm bile
üstü çizilir
snop bir yaşamın
musallada
nasılda özlemişim
içim titriyor hala
gece yarısı karıncaları gibi o boşlukta
diyorum ki
yok sevgili
hala yoksun o taş duvarda
üstümde kireç tozları
elimde beş paralık cigara ucuz şarap hatta
son nefesimi çeker gibi o çirkin nikotin
şimdi al bu son cümleler senin olsun
mahkumun af rüyası gibi
çözülsün prangalardan
dilimdeki kilitler düşsün yere
açılsın dimağı düşüncelerin
tövbeler dizilsin tespih tanesi gibi
gel üzüm gözlüm mehtabım ol yine
batıralım martı seslerini
boncuk tanesi güneşe...