Vakit Bir Darağacıdır Şimdi Kesinlikle
sen yoksun diye
denizler öfkesini kustu sahillerime...
ve
bu sabah nisan rüzgarının ılıklığında giderken sen
sessiz gece perişandı dünden
ay'a bakarken dudaklarımda suskun öpüşün
hani kimse bilmeyecekti beni
mavi kentlerin uçurum özlemlerinde
güneş alıp götürsün gözlerine
ikimizin yalnızlığını
susayacağız tarihin uzun
molalarına...
-sancılıyım gidişlerine-
-vakit bir darağacıdır şimdi kesinlikle-
dayak yemiş aşk fısıldarken şafaklarından
kahkahası ötelerden yansıyan zaman
yokluğunda ateş yüreğime
yine gelip gidiyor gemiler yalnızlığıma
alıyorlar acının ölüm çiçeklerini avuçlarımdan
gidiyorlar işte ben bana bırakarak
karanlığına....
-nerden geldi aklıma salkım yüzün-
biliyorum
baharların bir pazartesi gecesinden uyur hasretime
duvarlara çizdiğin resimlerde dağılır saçları anılarının
dilinin ucunda son haline sözlerinin
hüzzam şarkıları bestelenir
benzeyerek sana uyurum sevgili
göğe bak yıldızlar bizi dinliyor
sakın
yakma odanın ışığını
gölgende hayallerinin yarım kalmış arzularına yatıyorum
tut dünlerin elinden yalnız bir ağaç gibi gövdemi
sana çoğalıyorum
hatırlıyor musun
ellerinde kurtsuz kirazları
öğle vakti
toprağa dökerken gizimi alın terin
bugün ilk defa karanlığı çok seviyorum
dokun tenimde soğuk nefesin
bak,
pencerene konan güvercinin kanatlarında
şiirlerimin beyazı üşüyor
bulutlar sesimi suya atsa bile
sana akıyorum
sakın
sorma bana ben kimim diye
yüreğine doğacak bütün yankılarım