Vaktidir
Vaktidir zamansız göçlerin
Ardına takılıp kör topal, ötleğenlerin
Esrik bir zaman aşımında
Kanatlarımı kırarken karayelde, sana gelmek
Ama
Gözlerimi bağlayıp gökkuşağına
Yıldız çiçeklerini toplarken gece, karanlık demetler derledim
Ey gözleri kara desenli
Zühre mehtabına düşmüş hasretim
Hicaz ışıklı ezgiler sür ayağıma geleyim, ıslığım kurumadan
Korkar oldum zifir semahlardan
Avuçlarım kirpiklerden ıslak
Ne çok birikmişim meğer,meğer ne çokmuş cehennem acıları içimde
Söndürürken ve zannederken alkol damıtan dudaklarımdan seni
Şişeler dolmuş ağır aksak izler bırakırken kumsala
Meğer kuşları gitmiş, kanatlarını unuturken çocukluğumun kayalarına
Öyle büyümüşüm
Öyle küçülmüş
Yosun kadar cüceymişim meğer unuturken sesimi imbat doğumlarında
Göç oyunları başlamış şehrin gün batımlarına
Gölgemmiş meğer
Meğer gölgeymişim etten kemikten
Boşalmış sokakların çeşmeleri
Kaldırımlar kırılmış derin uykulardayken
Susmuşuz veda şarkıları bestelenirken
Kalabalıklarda boğulmuş terimiz
Vaktidir
Zamanı çalan yelkovan koşuşturmalarına
Şehir başımdan aşağı dökülmeden
Vaktidir zamansız göçlerin
Ardına takılıp kör topal, ötleğenlerin...