Vazgeç /e/mem
sahi
ne zor,
ne zormuş
yağmuru sırtlayan
yüklü bir bulut olmak
ve toprağına yağamamak
yivsiz, kekemesiz ıslık olup ta
arzusu son bir şarkının geçişlerine
ahh.. kundaklanamamak, dudaklanamamak
uçurum olsa da boşluğu asla yankılanamamak
sahi
ne zor,
ne zormuş
yoksunluğuna
bin bir gece daha sarıp
masalsı bir düşe tütsülenmek.
doğacak sensiz bir günü daha ahh..
yine, yeniden keşkelerime sektirmek.
sus’u, bavulu peronsuz ray misali uzanmak,
günahı mavi, ruhu asi mi asi bir denize tuzlanmak
etten,
kemikten
insanım bende
az biraz yaşamak
çokça aşkım elbet sende.
beni, bende koskoca evrende
farklı kılan affettiklerimdir sevgili
beni, bizde güçlü kılan sabrettiklerimdir
her ne kadar kavuşamasak ta bizi aşkta, aşkı bizde
farklı ve vazgeçilmez kılan ise vazgeçemeyişliğimizdir...
/asla vazgeçmem, geçemedik, geçeceğimizi sanmıyorum/