Yakamoz Gözlünün Gidişi
Sığındım yine
Sevgilinin koynuna
Şu balıkçının kirli sakalına aldırmadan
İliştim soğuk kayanın gece gölgesine
Ay üzerinde geceliğiyle
İnerken dalgaların oynaşmasına
Yine de masumdu
Saçların gibi
Matem falları açan hayat
Ay Eylüldü diyor bir martının kulağına
Ve martı düşüyor usulca
Çırpınırken gözünden düşen bir damla acıyla
Yanıyor feryadın kıvılcımlarında
Bak
Kahverengi elleriyle bir çocuk
Gülüyor
Sonbahar yüzlü kuşun
Kanat çırpmalarındaki
Aşk namelerine
Uzatıyor parmaklarını göğe doğru
Almak için kırık kalbini
Ne denir ki
Hakkın yok
Hakkın yok sevmeye
Uslu dur, çirkin gözlerinle
Söyle o zaman
Nedir bu göğsümde ki sızı
Daha bir kez bile öpmeden
Denizkızının mahrem ayaklarını
Yırtılıyor acım, deniz çiçeği
Şimdi inatçı dalgalar gibi
Her geldiğinde
Birazımı daha götürüyorsun yanında
Kaçını tutabilir ellerim
Kaç çocuk öldürebilirim gözlerinde
Ve sen ne zaman anlarsın sevildiğini
Ve ben ne zaman kurtulurum
Ayın şehvetli davetlerinden
Bir kuşun daha gidişinden
Yani senden
Senin yakamoz gözlerinden...