Yalnızlığın Durağında Düşlere Daldım
Ömrün mutlu yalnızlıkları varsa,
gözlerim aynadaki benden neden kaçar !..
Aynamdaki kırık yüzümü toplasam.
Gözümde seğiren acımı
ruhumun denizinde yüzdürsem.
Sanki bir ders vermekten çok almayı...
Yaralarımı
...canımı yakmadan
yollardan bir yola daldırsam
...Küs yanlarıma tebessümle dokunduğunda
İçten bir 'eyvallah dedirtip' yaradanın durağına vardırsam.
Ertelediklerim ve unuttuklarım
...gün olup aklımın dip köşesinden çıkıp gelseler
ve beni bulsalar.
...Korkularıma ,korkusuzca hesap sorsam,
hesap versem .
...Kendi yalnızlığım bana güç verir mi ?..
Daha çok konuşsam,daha çok susacakmış gibi
eski bir şarkı dilime pelesenk olsa
..Korkular yürekte beslenmeden
yazdıklarımı ,yaşadığım günleri çok sonra
hatırlasam,anlasam ve yeniden yaşamayı istesem !..
Ne zaman haykırsam ,hep suskun !
Şimdi boş duraklarda yaslanıyorum .
Oysa ''gel '' desen gelirim,
uzaklığına uzanırım
susma inatçısı olma yalnızlığımın
tutukla beni gözlerimden
yokluğunu kokluyorum
''gel'' dersen gelirim
''git'' dersen giderim
Her kavşakta
düşlerim kırılarak çoğalır
ve yoklaşarak azalır
bir varoluş şekli mi çaresizliğim ?
..Yine öksüz yalnızlığın durağındayım
geç kalmış anlayışların ,
pişmanlığın gerekçesiz güzergahındayım !..
Yaşadığımı,yaşadığım anda anlamamak,
gün gelip 'aslında böylemiş ' diye yorumlayamamak...
Geç gelen adaletin adaletsizliği gibi
yada gecikmiş bir itirafın
yalanı gerçeğe dönüştürememesi...
Mutlu bir yalnızlıktı ! Yaşamışım ! Bitirmişim !
Bitmişim ve çok başlamışım...