Yandın Mı
aynada kırılınca zaman
gecenin soytarısı olur gün ortası düşlerin
güneşe tuttuğun ve yaktığın külleri doldurursun boş bir şişeye
gelincik şurubu misali içersin bir çorba kaşığı şeker katıp
dilinde acımsı mayhoşluk yastığını öpersin uykunun
yok
öyle rüyaların olmaz
çocuk bahçesi renginde
sağ yanağına batar diken misali
uykunun o eşref saati
sıçrayarak uyanır korkun ve eceli devşirirsin gece ilmiklerken düşlerini
zifir zamanları başlar
safran sarısı parmaklarına bir sigara daha tutuştururken
bitimsiz kelimeler içersin ciğerlerine dumanı resmederken cemalinin
yalın bir karanlıktır
tecellisi ıssız bir türküye düşkün şafağı yutkunursun besmele niyetine
gözlerinde ağır yangınlar
ağıt gibi akar gözlerinden
ağlamayı unuttun mu sen
kirpiklerini şaşırttın mı hiç
silmeyi ya da yanak çukurlarına dolarken o ateş suyunu
yandın mı
hani kurnası kaynarken hamamın
başına bir tas su döker gibi
fırlayıp kaçmak istedin mi
anadan üryan
şehir caddelerine
ki
ölüm tadındayken ...