Yarasını Kendi Korkusuna Gizleyen
Gideceksin biliyorum
bebekler yürümeye başlamıştır çünkü menzilinde
akacak kan damarda durmaz / gideceksin
ılık bir elveda eşlik edecek sana
bileceksin!
Fırat nehri Karadeniz'e dökülmek istese de
akan hiçbir su denize savaş ilan etmez
beni neden sevmedin diye!
gideceksin!
çünkü kırılmış bir kalp yarası gururu parlıyor alnında
güneş batmak üzere iki kaşının arasından
?gitme kal!' diyemiyorum sana
// sen gittin ya
gözlerim hâlâ üşüyor ansız ve anlamsız
bir kelebek çok zamansız
intihar ediyor dudağımın kıvrımında //
Git eyy kaşımda öfkemi sıkıştıran çatkı!
keyfini sürsün öksüz tebessümler sensizliğin
git ki sırtımda terleyen bahar solmasın
namlu heveslisi şakaklarım zonklamasın
gideceksin!
bebekler babalarını göndermiştir çünkü sılaya
kanın yerde kalmaz / gideceksin
bir tetik göz kırpacak sana
bileceksin!
kalbinin kulağını çekiştirse de
hiçbir çocuk annesine küsmez
oyuncaklarımı neden sevmedin diye!
gideceksin!
çünkü uzak bir yol kıvrılıyor gözlerinin haresinde
sabrın bitmek üzere iki dudağının arasından
?öpüp de kal!' diyemiyorum sana
// sen gittin ya
şarapnel parçalarında ölüm kokan
taze bir güvercin edasında
zeytin dalına hasret
çocuklar düşüyor geceme izahsız //
Gideceksin biliyorum
genç kızlar çaput bağlıyor çünkü adaklarına
kısmetidir gidişin muştulu günlerin
kalp nush ile uslanmaz / gideceksin
ketum bir sessizlik eşlik edecek sana
bunu bir ben bileceğim!
cami avlusuna bırakılmış kedi yavruları
ne bilsin sensizliği
ne sevsin sensizliği...
// sen gittin ya
yağmursuz bir İstanbul ölümüdür aşk
katıksız hazırlıksız //