Yarım
sözümüz vardı ahvaline cümlenin
neydi kaçmak gecelerin yıldızlarına üfleyip
kör etmek sokağı
aykırı yüklemler saklayıp
öznesine dayamak mavzerin soğuk alnını
bu intihar neydi
sırtlanlara içirirken soluğun iksirini
böyle boğmak şehri
iki elin kanda yürümek fermana
bu cinayet neydi
neydi yaftaya yazdığın son hece
kırdığın kalemin rengine iliştirip yetim ağlamalarını
urganı boyarken ıssız türkülerle
kırılan mızrabı saklarken o malum köşeye, dudağındaki tını neydi
neydi fırtınaları tutsak eden mendireğin dibine çöken esaret
ve batarken o sandal ilk imbatta
yakamoza savrulan küreklerine tutunurken gündüz martıları
açlığın telaşı vurmuşken aşkın sen haline, yutkunmak sessizliği neydi
neydi
şiirleri böyle bırakmak
yarım yamalak
satırbaşındaydı oysa fikrim
sözüm vardı ahvaline cümlenin
neydi kaçmak gecelerin yıldızlarına üfleyip
kör etmek sokağı ...