Yaşar Efendi
Ortaya konulan yoksul göğün demindeYaşar efendi akıl tutulması yaşar
İşçinin, açın, şerefli bir babanın
Sızısı omzundaki ağırlıktır
Zor olmasaydı imtihan olmazdı denir
Zorluğundan değildir
Zorluğu taşıyamadığından
Gözlerinden nice büyük denizler akar
Çoğu hikâyeler kaybedilir bu yüzden
Ve kaybedilen her hikâye
Ölüme serenadtır
Zirâ uçurum rüzgârları
Yaşar’ın neyi yaşayamadıklarını yazar
Sonun sonunun sonunda hâl sükût eder
Tüm konuşulacaklar
Faziletini kaybeder
Memleketimin türkü yanları
Siyah beyaz resimlere kalır
Sürüncemeye uğrar
Geleceği beklenilen güzel günler
Hep bir olumsuzluktur
Öyle gözükür
Hakikâtlerin bedeli vardır çünkü
Belki annesini kaybetmiştir
Belki yüzyıllık yalnızlıktır onunkisi
En haşin dağlara anlatmıştır kendini
Perdesiz pencerelere
Boş duvarlara
Soğuk benizli insanlara
İntikâl etmiştir
Büyük şehirlerde kaybolmuştur
Müsait bir yerde inecek var diyerek
Koşmuştur kırlara, bayırlara
Ardına bakmadan
Velhâsıl
Bu da geçmiştir
Aslında geçmemiştir, geçememiştir
Dünyalar kadardır içindekiler
Mahzunluğundan mıdır
Mahçupluğundan mı
Neyin ifadesizliğidir bu bilmem
Kendisidir
İşçi, aç ve şerefli bir baba olan
Hiçbir zaman dünya yalan diyememiştir