Yıldız Cenazesi!
ansızın,
bir yıldız kayar gökyüzünden
gece bir evladını daha yitirir böylece
fakat biz, seviniriz bilmeden
üstüne bir de,
dilek tutuveririz kayan yıldızı görünce...
ay dayanamaz,
gözlerini kısıp,
yakamoz düşürür gözyaşı niyetine
bütün yıldızlar kardeşlerine üzülür
bir an,
ışıl ışıl parlıyorlarmış gibi görünürler gözümüze
oysa gözlerini kırpıştırıyorlardır ağlayamadıklarından...
az sonra bulutlar geçer sıra sıra
omuzlarında kayan yıldızın parçalanmış ışıkları
sessiz bir merasimle,
sonsuzluğa uğurlarlar dostlarını...
hava bozdu diye biz de bozuluruz
mehtabın karşısındaysak eğer,
hele rakı kadehinde daha erimediyse buzumuz,
ay'ın gözyaşlarına kadeh kaldırıp içemedik ya
yarım kaldı ya keyfimiz
kahroluruz!
yukarıda ne olduğunu bilmediğimizden
yıldızın anasına söyleniriz,
ay'a söyleniriz,
en çok da bulutlara...
daha sonra,
gece çoluğunu çocuğunu toplayıp erkenden gider
güneş haberi almış,
iyice ateşlenmiştir
başsağlığı dilemek ister
gecenin ardından koşturup durur dünya döndükçe
fakat buluşamazlar,
imkansız!
gece gündüzü hayırsız bilir
bizler ikisini düşman sanırız...