Yol Bitti...
Bir kavşak da rastlamıştım gülümsemişti bana...
Doru atta tüm ihtişamı ile eros memnun halinden
Zafer kazanmış komutanın küstah gülüşü dudağında
Kızıl gül goncası vardı elinde
Gözlerin ah o gözlerin
Gecenin bağrında iniveren sol yanıma
/Uzun soluklu bir yol hikâyesidir aşk/
Biz yoksul yılların çocuklarıyız
Yüreklerimizde başlar ilk devrim
Direniriz kolay vazgeçmeyiz ?bizim' olandan
Türkü tadındadır sevdalarımız
Kelimeler nasıl tutsaktı sana
Bin bir anlam yüklüyordum virgülüne
/Yoldur umuda yolculuk/
Bir ihtilaldi inançsız usumuzda
Somutla soyut arasında med cezirlerimiz
Ruh beden ikileminde sancılarımız
Babil'in bahçesinden çaldık elmayı
Sen diyordu yüreğim sadece sen
Doludizgindi zaman özlemdin her saniyesinde
/Yol muydu asl olan yoksa ben miydim yolda koşan/
Kaçımız düştük savaşımızda
Kaçımız kaybetti kimliğini inançsızlığında
Bir avuçtuk maviye boyayan gökyüzünü
Henüz gri icat edilmemişti nasılsa
İlk ellerimi kaybettim tökezlediğimde
Tutup kalkmak istediğimde bulamadığımda ellerini
/Yollar mı tüketmekte yoksa yollar mı tükenmekte/
Son kavşakta unuttuk davamızı
Tüm masalların sonu değişti
Boşuna bekledik kırlangıçları
Bahara ermeden buz tuttu pınarlarımız
Gözlerimi kaybettim sonra
Gözlerine düşen gölgeleri gördüğümde
/Yol durandır giden yolcu/
Düştü erosun dudağından gülümsemeler
Pişman tüm oklarından
Hangi ihtilal vardı ki zafer nidasında
Avuçlarıma bir damla göz yaşı bıraktı
Üzgünüm AŞK
Yol bitti...
24 Aralık 2008
Hamiyet Göz