Yorgun Refleks
This poem was selected as the poem of the day on 02.12.2012.
yatay ağrılı akşamlardan
ağır aksak geçiyorum
dikey kalp ağrıları
yerle yeksan duraklar
ve demini içine gömen
mesafelerin onmaz çığlıkları
az olsun her şeyden
tabakta peynir
saksıda kaktüs
içimde korku
yaramazlığı çocukların
azalmalı yağlı boyanın renkleri
sulu boyalar katılaşmalı
fotoğrafın çatlayan izleri
silinmeli sepya günleri
az olmalı sıkıntısı insanın
ten haritasında ıssız şehirleri
kalbi tuz ve buz gibi gözleri
başaklar gibi eğreti
kum saatine ertesi/yangınlar
kutsal aşkların doğurganlığı var uzaklığında
Mecnun'un kaybetmişliği
Leyla'nın çok bilmezliği
haldan anlamayan sevda gel gitleri
Pandora'nın laneti üzerimize devrildi
içindeki kelebek şimdi zaman
uçuşundan belli
gözlerimde duvarlar
kendiliğinden yıkılan
doygun ağaç gölgeleri
sıvası bozuk imlalar
medet umar açılan eller
kör dilenci gibi
göremediği yakınlıktan
gidenler dokunur az biraz
hepi topu az olmalı aşk
büyük delilik aşk içinde aşk
ayrıntılı iç kanama hali
paha biçilmez kahırlara gebe
tavaf edilen/suretler
azar azar çarmıha germeli harfleri
bozuk cümleler boğazlardan geçmeli
argo gözler kadar kolay
özgür olmalı yazarken insan
benimki biraz ıslanmışlık
beli kırılmış dünyadan arta kalan
alçı tutmayan söz yumakları
ablak yüzlü mevsim
içime dökülmeseydi
yaşamayı bilirdim bende
yalın ayak ve karma kıvrak
bu kadar harebe olmasaydım
kimse yıkmayacaktı duvarlarımı
kelebek ömürlü zamanı parçalayarak
fulya/kasım2011