Yüreğimde Göç Var
Vazgeçtim senden
Oysa sıcak avuçlarımda
Islanmış dualara saklamıştım seni
Hemen gitmeliydim korkak ve çekingen
Arkamı dönüşüm başlangıçtı oysa
Sadece merhaba diyebildim
'Sonrası bir başka zamana'
Dönecektim oysa
Kırgın dudaklarına bir avuç su serperek
Dönecektim
Yangınlara gebeyken sen
Bana en çok ihtiyacın olduğu bir zamanda
Gözlerine kaç şehir saklamıştım oysa
Sen her molada kollarına koştuğum
Ben sadece seni çizmek için nefes verirken otobüs camlarına
Son yolculuğumda beni yalnız bıraktın
Işıklarım söndü yokluğunda kaldım
Gelecektim oysa
Uykusuz gecelerini pamuklara sararak
İlk defa huzura erecekti yaşlanmış ruhun
Hiç bir şeyin önemi yoktu benim için
Olmayanların neydi
Neydi sende olması gerekenler
Sadece bir ben olmalıydım sende
Bahçene her bakışında pencerenden
Sana koşan bir kız çocuğu düşmeliydi aklına
Emel çiçekleri olmalıydı topraklarında
Tatlı kırmızı yada sarı birde begonyalar
Güzel bir kızın ak pak elleri gibi nazik
Rüzgar gördüğü vakit inceden inceye eğilip dökülen
Ben can vericektim
Yasemin kokularını serpecektim uykularına
Dere yataklarına sakladığımız çiğ taneleriyle yıkanıcaktık önce
Sonra tüm yürekleri
Lekesiz bir dünya yaratıcaktık kendimize
Alnından dökülen yazılardan biri benken
Sen kadere isyan eden günahkâr
Çok çabuk vazgeçtin aşkı beklemekten
Oysa bir gün gelecektim ve Geldim
Şimdi yolculuk sana
Onbir ay çiçeklerinin yas tuttuğu bir zamanda
Yüreğimde göç var
Baharı yok mavisi yok
Yüreğime uzak iklimsiz diyarlara...