Zembildeki Ateş
Dünyada bu kadar nefis varken söylesinler Habile
Kardeşinin günahlarına hamallık etmesin!
Zamanin ipi üzerinde birbirini aldatan iki cambaz değil miydi aşk ve şeytan?
Gecenin ağzına bir tutam tutku çalıp
Çıplak tenlerin sadakatine nisbet sunmuyorlar mıydı ihaneti?
Öyleyse ehilleştirilebilen cinnetler görülsün
Harelenmiş mermerler üzerinde
Yüzündeki tebessüme şifa
Ağzımda kül olan alaca ateş arındırsın karanlığın afetinden
Sadakası verilmemiş onca yetimin uykularını
Bak yine sarı baharlar esmeye başladı kırılgan müntehada
Her yaprak altında bir p.ç bırakıyor güneş
Göğümde pervasız salınacaksa zebaniler
Ayaklarıma dolanacaksa etek uçlarımdan dökülen günahlar
Kapansın diyorum yeryüzü kapıları kekeme sevgilerin yüzüne
İzler izlere öykünsün
Kristal şefkatin kucağında ve
Sağ elimde çürüdükçe kanın
Zarif soğukluğuna aşina olan sol elim tutsun ruhundaki kirli nizamı
Bırak kelimeler dizilmesin sesimin havada şekil almış haline
Ben satır aralarından sızıp cümlenin tümünü zehirleyen manaları seviyorum
Korkma!
Sensizliğin çullandığı beynim hala münferit acıların gardiyanı
Çünkü usturupruz her sevişme muhakkak birşeyleri kirletir!