Ziyanı Yok!
Ziyanı yok...
Dalında susan bülbülün...
şefkatle okşadığım bir gülün...
ve yalnız geçen her günün...
ziyanı yok...
hepsi hepsi
bir çocuk rüyasıydı benim ki,
hülyasına daldığım maviliğin,
rengiydi yaşamın rengi...
ziyanı yok...
değişmediyse yaprağın kaderi...
doru tayların gölgesinde
serinliyorsam bir akşam üstü
ve bir şiir gibi geçiyorsam şehrin gözlerinden
umudu sürüp ekmeğime,
doyuyorsam hüzünle karışık...
ziyanı yok...
Meryem'in duasında asılı kalan masumiyet gibi
kirlenen ellerimi verin bana!
yalnızlığımla yıkayacağım gözlerimi
üzerinizden çekin artık
zifiri gölgenizi...
yalnız geldim...
yalnız döneceğim!
ziyanı yok...
ekmeği sever gibi sevdiysem sizi,
ve üşüdüysem Yusuf gibi kuyularda
bir özür gibi çıktıysam hep dudağınızdan,
ziyanı yok dedim ya...
ziyanı yok...