Alkışlanan Öğrencim
This piece was featured as the selection of the day on 04.12.2016.
Adıyaman'da dördüncü sınıfı okutuyordum. Bir gün müdürümüz biz öğretmenlere fakir öğrecilere dağıtın diye bir kaç defterle beraber kalemler verdi. Sınıfa girdiğimde elimde defter ve kalemleri görünce öğrencilerimin gözleri parladı. Ben alayım mücadelesi başladı. Ben öğrencilerimin maddi durumlarını önceden bildiğimden ;kimlere vereceğimi önceden tesbit etmiştim. Sınıf başkanımız Murat Yıldız'ın babası yoktu. Maddi durumları iyi değildi. Onun fakir olduğunu iyice biliyordum. Defter ve kalemleri mücadeleli bir şekilde dağıttım. Çocukların çoğunda ben alayım çabası vardı. Elimde son defter ve kalem kalmıştı. Onuda Murat için ayırmıştım. Çocukların bana, bana çığlıkları arasında; Çocuklar gürültü etmeyiniz ! Bu defter ve kalem sınıfımızın en çalışkan öğrencisi Murat Yıldız için dedim. Murat gel ! dediğimde başı yerde gülümseyerek geldi. Sınıfın arka sırasında oturan Ali'yi göstererek; öğretmenim o çocuk benden daha fakir ona verir misiniz ? dedi. Onun bu onurlu davranışı beni çok duygulandırdı. Gözyaşlarımı tutamadım. Senin ne kadar yüksek bir kişiliğin var. Çok övülmeye layık bir öğrencisin. Beni bu davranışın karşısında ağlattın diyerek öptüm. Alkışlayın çocuklar arkadaşınızı. Böyle yüksek gönüllü kişiler çok nadir bulunur dedim. Öğrencilerle ben de beraber alkışladım. O öğrencimi yıllar geçti. Halen unutamadım, tayinim çıkıp da yer değiştirdiğimde bana mektup göndermişti. Mektubunda çok çalışacağım öğretmenim. Size layık bir öğrenci olmaya çalışacağım. Bir gün beni karşınızda yükselmiş biri olarak görüp benimle gurur duyacaksınız. Demişti, o öğrencimi halen unutamadım. Ve arıyorum. Onu hatırladıkça gözlerim yaşarır.