Ayşe Nine
İstanbul un sesiz kalan yüreği yorgundu Ayşe ninem babadan kalma bir ev evinde kedisiyle yapayalnızdı hayırsız evlatlara hayır duasında yüreği bitikti Ayşe ninemin balkonumda hüzünlerimi demlerken bir kuş gibi takılırdı gözlerime unuturdum kendimi.... arada bir gider elini öper,evini toparlardım yüzündeki o sevinç hala gözlerimde ve yorgun sesi... ''sen kimsin kızım benden hiç iğrenmiyorsun Fatmamın arkadaşısın demi damat bırakmıyor yavrumu Fatmam seni mi yolluyor yoksa o hayırsız değildi severdi anasını''.. he nine Fatma gönderdi beni yalan söylüyordum İstanbul'un sesiz kalan yüreğine affet beni Ayşe ninem hayatını anlatırdı çoğunu anlamazdım dişleri yoktu yuvarlanırdı kelimeler anladığım kadarıyla oğlunu kaybetmiş iki kızı varmış büyüğünün adını anmazdı ama hep Fatmam derdi oturduğu eve göz koymuş kızları dışarı atılmaktan korktuğu için vermemiş Ayşe ninem evini kimselere bazı geceler korkarmış uyuyamazmış... hayırsız evlatlar yalnızlığa mahkum etmişler yorgun yüreğini.. yinede kıyamıyordu hayırsız Fatmasına göndermesin para çocukları var ben komşuların verdiğiyle yetiniyorum offf !!! garip ninem yüreği nazırlı ninem yinede düşünürdü hayırsız yavrusunu soğukta titreyen elleriyle.... bir akşam balkonum suskundu göremiyordum İstanbul'un sesiz kalan yüreğini kapısı kilitli ışığı sönük,balkonunda miyavlayan kedisi.. anneme sordum Ayşe ninemi yazık bugün öldü ben işteyken o yorgunluğunu atıvermiş üstünden odama geçip sesiz kalan yüreğe sesizce ağladım mekanın cennet olsun koca yürekli Ayşe ninem
''Başımdan geçen çok üzücü bir olay kimsesiz insanlara gücümüz yettiğince sahip çıkalım.Onlar da ne kahırlar var bir bilseniz....Ayrıca ben öykü yazmam sadece gözler önünde olmasını istedim