Ben Bu Gün Bir Küçük Balığın Kalbine İnsanlık Ektim Tek
Kırgınım. Kırgın. Bir dal parçası gibi, Tam ortasından Kırık...
Yaşıyorum...
Ayrılıyor limandan her sabah bir yelkenli ? Vira Bismillah? Deniz çılgın işveli masmavi.. Ansızın vuruyor yüzüme dalgalar... Şükrediyorum Ne çıkıyorsa bahtıma
Atıyorum oltamı... Bekle dur... Akşama gebe saatler Bir güneş bir ben yalnızız Takılıyor bir küçük balık.. Gümüş renkli belki kız Kıvranıyor çaresiz... Göz göze geliyoruz... Dilleniyor; ? küçüğüm ben. Küçük. Kıymayınız bana, görecek daha çok günüm var izin verirseniz ? Acıtıyor sesindeki incelik canımı. Nasırlı ellerim kavrıyor usulca incitmemeğe çalışarak kurtarıyorum dudağını misinadan.. Atıyorum sulara... Özgür Özgür! Çok şükür yaşıyor! Hala kurtulduğuna inanamayarak kaçıyor, yaralı iyileşecek, son bir nazar atıyor bana gözlerinden okunuyor şaşkınlık dolu şükran..
Ah küçük balık bilmiyorsun içimdekileri; Bilmiyorsun Azat etmesem seni, Gitmezsin dişimin kovuğuna Bilmezsin kırarlar hassas yeşil dalları Canhıraş sürgün yeri alaz Annen arkandan ağlar Sökülür kökü zürriyetinin Sen sen ol. Aldanma Zokanın ucundaki yeme Bahtın her zaman bu kadar içten gülmez.
Ah yine akşam Damlara çöküyor kızıl sanrı Dönüyorum yorgun limana Omuzlarım çökmüş Ellerim bomboş Evde çoluk çocuk bekliyor aş Ne diyeyim Besmele ile Doğrayın küçük küçük ekmeği Çalakaşık girişin çorbaya Bandırın tuza soğanı Üstüne bir bardak su için Uzanın döşeğinize yastığınızın altına yıldızlar koyun Kısmette var ise ayaklarınla gelir koca Hut. Ben bu gün bir küçük balığın kalbine insanlık ektim tek.
Şimdi, Bir dal kırılırsa tam ortadan eğer; Ekerseniz İki dalınız olur. Yeşerir iki fidan.