Bir Aşk Hikayesi
Ayçiçeği körkütük aşıktır güneşe. Her gün onu izler onun o güzel tatlı yüzüne bakardı. Her an onu gözlerdi. Hiç bir şey için çevirmediği yüzü hep sevgilisi güneşe dönüktü. Sabırla bekledi dünyaları kıskandıran o yüzün kendisine dönmesini. Ama güneş hiç görmedi onu,ya da görmezden geldi. Kendisinin parıltılı yüzüne aşkla bakan ayçiçeğinden hep kaçtı. Mecnun olmuştu ayçiçeği, gökyüzünün biricik çiçeği leylası için. Ektiği aşk tohumlarından hep acılar biçti ve kendisinden geçti, sararıp soldu. Kurudu adeta, canı çekiliyordu. Eski hali de kalmamıştı derdinden. Öyle içlenmişti ki sevdasını dünyaya haykıran dili kalbine tercüman olamaz hale gelmişti. Artık taşıyamıyordu bu yükü. Anlamıştı mecnunu aşık olunacak leylayı. Bundan sonra güneşe çevirmedi yüzünü, eğdi yüzünü. Kaldıramıyordu ki başını, öyle dertliydi ki için için döktü göz yaşlarını. Sevdası güneş onun için bitmeliydi artık ve iyice eğdi başını. Bu acılar ona gerçek aşkı öğretti, kendindeki sonsuz aşka bir faniyi bağlayamazdı. Onun sevgisine ancak o sevgiyi veren layıktı. Şimdi her şeyiyle gerçek aşkı bulmuştu. Artık ona kavuşmak istiyor, konuşmuyor, yemiyor, içmiyor kurudukça kuruyordu. Ve birgün ilahi aşk için eğilen başı toprağa düştü.gerçek aşkı için canını feda etmişti. 'ONUN SEVGİSİ İÇİN TOPRAK OLMAYI, ONA ULAŞMAYAN BİR BEDENDE HAYAT BULMAKTAN DAHA ULVİ ' gördüğü için toprağa karıştı gerçek aşka gitti...