gemideki aşk
delice bir fırtına kopuyordu gemide... dalgalaların gemiye acısını büyük bir öfke ile adeta çarpıyordu.sanki,o delice esen rüzgar şiddetli şekilde insanların yüzüne,yüzüne çarpıyordu.gemideki kaptan hızlı bir şekilde buda neyin nesi diyerek,dalgalara ve esen rüzgara,yıkamazsınız benim gemimi diyerek haykırıyordu. esen rüzgar ve kendini kaybetmiş büyük dev gibi dalgalar daha çok çarpıyor ve çarpıyordu, gemideki kaptan öfkeli bir şekilde,dizlerinin üzerine çökmüş,avuçlarını açmış, bu benim aşkımdır bu benim aşkımdır diye söyleniyordu ki tam bu sırada gök gürlemesi ve ardından şiddetli yağmur,bu olamazdı geminin artık yıkılmasına an ve an dakikalar kalmıştı. belkide şiddetli esen rüzgar sanki yörüngesini şaşırmış dalgalar ve yağan yağmur ise edeta eşlik ediyordu gemiyi batırmak için. geminin kaptanı bu seni seviyorum diyerek sürekli güverteyi öpüyor ve sarılıp ağlıyordu. bırakmam seni,bırakmam seni. batarsan bende batar yok olurum seninle der durur. olamaz bu olamaz... çekilin oradan çekilin?aşkıma zarar vermeyin,çeklin diye kayalara sesleniyordu. üzerine üzerine kayalar geliyor,kaptansa bir türlü rotasını değiştiremiyordu. ne dalgalar,ne yağmur nede fırtına buna izin vermiyordu. işte geliyor,işte geliyor kayalar yaklaşıyorlar artık gemin kayalara çarmasına saniyeler kalmıştı.sonkez kaptan gemisine boylu boyunca uzanmış ve gözlerini kapatıp elveda aşkım diyerek yok olmasını bekliyordu. ama halen ses gelmemiş ve büyük aşkı olan gemisi kayalara çarpmamıştı gözünü açan kaptan şaşırmıştı. ayağı kalktı sen o öfkeli dalgalar,sen delice sen fırtına ve yağan yağmur neden sustunuz neden yok etmediniz bizi çünkü o güzel dalgalar,fırtınalar ve yağmurlar bile insanlardan daha insaflıydıki bu akan gözyaşlarına ve doya doya büyük hüsran ile sarılan kaptana dayanamaz oldular...
not: gemideki aşkın 2 yakında sizlerle olacaktır.