Gündüz Düşleri
''Gercegin sadece bir parcası '' cocuklugumda insanları evreni ve kaderi yapboz parcaları seklinde görüp onları bozar ve yapardım ama birgün benim hayatımın parcalarını birlestirip bir oyunu tamamlamam gerktigini hiç düşünmemistim....
Sıkıldım...sıkılmaktanda....dünya dönerken bir ritimle günler gecelerle kovalamac oynarken insanlar kimseyi umursamadan yalnızca kendi benlikliklerinde kaybolurken bense bir denizin gelgitleriyle bogsuyorum zaten hiç bir zaman sakin bir mavilik görmemiş sisli gözlerim ıstıraplarla yangını içimdeki cehennemi görmezden gelerek hergün ezik salak uzak dur maskemi yüzüme gecirip derin bir bakısla aynayı selamlayıp evden cıkıyorum...iiçimde hergünkü nese ve aynı hüzün aklımda aynı ''kimse beni tanımıyor''Agır denemeyecek hızlı adımlarla sınıfa giriyorum.Herkes aynı sekilde devam ediyor ve yasıyor bense her zaman ki gibi en arkada ki sırama oturuyorum arada sırada işleri düştükce gelen adam kılıgındaki canavarlar beni dürtüyor büyük bir kalabalıkta en keskin en sivri oklarıyla canımı yakıp uzaklasıyorlar birdaha ki sefere deyip bazen homurtular arasında ismim geciyor o kadar insan kılıklı canavarın konusmalrı bitipte sıra hancerlerini yüregime saplaamya geldiklerinde bunu o sinsi gülüşlerinden anlayabiliyorum sonrasını beklemeden kalkıp oradan uzaklasıyorum kosuyorum sonbaharın göz yasları da baan büyük bir hırsla eslik ederken sonra eski hırpalanmıs binaya giriyorum agır agır kapıyı calıyorum adımları daha kapı acılmadan duyuyorum umutsuz ve yılların hüznü gözlerine birikmiş kişi acık bırakıyor kapıyı tavırlıca kapıyı hiç beni anlamadan fark bile etmeden gidiyor..sırtımdakileri fırlatıyorum acıyorum en sevdigim sarkıyı adam hüzünle ritmetutunup dans ederken bense eski kagıt kokulu saramıs son bir kac sayfası kalmıs defteri acıp içimde ki bütün karanlıfgı pona döküyorum birden büyük bir oramnda buluoyrum kendimi yürüyorum yürüyorum bir ucurumun kenarına yaklasıyorum ayaklarım hiç terddüt etmeden beni bosluga götürüyor ve sonunda öyle güzel bir sey oldugunu anlıyorum ki ucmanın bir den yerin beni cektiigni hissediyorum ve o an öylece uyanıyorum ve saate bakıoyrum saat daha üç vakit var üstümü giyip sessiz tepe ismini taktıgım sadece insanlardan uzak olmak istedigim zamanlarda giittigim karsısında sehir hurdalıgı olan yere dogru gidiyorum büyük bir hafiflikle ucarcasına ulasıyorum sesiz tepenin zirvesine günesi bekliyorum ve düşünüyorum neden herkes bu kadar uzak benden dostlarından hatta kendilerinden bile yıldızlar tek tek göz kırparak yok olurken bir yemin verdim bu izbe sehirde ya kalcak ömrüm boyunca görünmezi oynayacagım yada bu indigo insanalrın gönlününü feth edecek işte ogün den sonra hayatım degişti yazdıgım bütün siirler öyküleri bir yazara yoladım ve beni üzerliklerin içindem bir bir aytıladı bazen kendini ispatlaman için bir seyleden feda etmelsin baan hayatın ögerettigi en öemli ilke simdi bu satırları yazarken calısma masamın karsısındaki denize bakarken hall sesiz tepenin demirimsi kokusunu hayal etmeye calısıyorum ama yapmıyorum ve bazen yıldızlara bakrak uyumayı özlüyorum ne kadar kötülük olsada hayatında bazen güzel seylerede rastlaamk mümkün şimdi bir sürü param var koleksiyonlarım var evlerim var ama o küçük kırık topac bas ucumda durur insanalr onu küçümsede benim gecmişim...