Kütüphaneci ve Hayalet
Her gece saat 23.00 de İstanbul'daki eski kütüphanenin kapısı kendi kendine açılırdı. İçeri giren tek kişi 200 yıllık bir hayaletti adı canan 1825 de vebadan ölmüş ama en sevdiği kitabı bitiremediği için dünyaya bağlı kalmıştı.
Kütüphaneci bunu ilk defa farkettiginde korkmadı. Çünkü cananın elinde ki kitap onunda çocukken okuduğu masal kitabıydı.
Canan can 'a bakarak son sayfa yırtılmış dedi bu yüzden kitabı bitiremiyorum.
Can ertesi gün arşivleri karıştırdı aynı kitabın başka bir baskısını buldu eksik sayfayı fotokopi çekip canana verdi. O gece canan kitabı bitirdi ve ilk kez gülümsedi.
Teşekkür ederim can sayende kitabı bitirdim tamamladım ve artık gidebilirim dedi.
Canın içi burkuldu ve ne olur gitme başka kitaplarda var dedi.
Canan durdu ama ben artık huzurluyum. Fakat ben huzurlu değilim dedi can seninle konuşmak istiyorum
O günden sonra her gece kütüphane kapanınca can canana yeni kitaplar okudu . Cananda ona 200 yıl önceki istanbulu ve kendi hayatını anlattı.Aşkları kelimelerle başladı ve cümlelerle büyüdü.
Bir gün kütüphane müdürü cana dedi ki gece nöbeti tutmana gerek yok artık.Kamera kayıtlarında kimse görünmüyor.
Can sadece gülümsedi çünkü bazı aşklar görünmezdir hissedilir.