O Gözler
Bir sevgiydi bendeki acı, hem de bilinmedik bir sevgi... Ve bu sevgi beni sürükledi acılar diyarına anlamlı anlamsız. Acının rengi o gözlerde saklıydı, her ne kadar bu gözlere kaptırdıysam kendimi... Seviyordum delilerce hüsrana uğrayacağımı bile bile, nedendir bilinmez o gözler benim için bir yol bir ömür ve bir sevdaydı. Seviyordum o gözlerin bana acı çektirişini, seviyordum o gözlerin bana yalnızlığı getirişini, seviyordum o gözlerin varlığımın yok edişini... O gözlerdeki vahşetliği kaybetmeyi hiç düşünmedim, aksine sahiplenmeyi düşündüm ve biliyordum ki o gözler bir gün beni arayacak bensiz varlığını sürdüremeyecektir... Çünkü o gözlerdeki vahşet ve ıstırap benim varlığımla varlık gösteriyordu bense onlarla acı çekiyordum, o gözlerin yasak aşklarını yaşıyordum ve yasak aşkların sonunun hüsran olacağını o gözlerden görüyordum... O gözlerden kaçmayı denedim; hem o gözlere hem de kendime; kaçarak faydalı olabileceğimi düşündüm ve kaçtım da... Bir gün yalnızlıktan kaçarak o gözleri aramak istedim, görmek istiyordum o gözleri, benim o gözlersiz yola devam edeceğim muammaydı... Ve sonunda aramaya koyuldum, bulma İnancımı yetirmeyerek arıyordum. Nafile! O gözleri bulamıyordum, nerdeydi beni acıya sürükleyen o gözler, beni bırakıp başkalarını mı acılarına sürüklüyordu. Yoksa o gözler uçup gitti mi, beni benden götürdüğü gibi... O gözler bilsin ki; yüreğimin aynasını kaybettim