rüyaymış
Bende kaldı hasretin diken uçlu dalları hiçbir zaman batmadı hoyratın eşiğine düşmedi duygular kabusun ne olduğunu bilmeyen gözlerim kalbimin atışlarında tattı gece yarısı vuran rüzgarın sesini alacakaranlığında bir kibrit çöpü seçercesine deneme yapan sevgimin iblisi sana sundu yüreğimi hayince kalleşçe kelepçelere tutulan ellerim cezalandı ömür boyu sürecek sevginin mahkemesinde yıldızlarım çocukluktan kalma sığıntı durağı oldu yeşilden olma eski biletler kaldı elimde güneş rengini verirken nar alevlerinde haykırışlarım oldu sana benzettiğim saç rengi baştan sona ne varsa yaşanacak bu andır yaşanacak olan sonrası değil ve olmayacakta üzerimden atıyorum kokunu rüzgara el açıyorum yüzüme toz bulutu gibi fırtına vuruyor göğsümün kafesinde beliren sanmaki bu sevgiden olan ezikliğim ;kabaran gururumdur
bir sen olmalıydın sadece sen nevrimin döndüğü akşamlarımda suskunluğumu dinlemeliydin göğsümün kafesine dayamalıydın düşüncelerini sıcaklığını anlatmalıydın hiç zorlamadım seni severken beynimi çünki olmadığın hiç bir şeyi sevmedim buyol bakışlarımla süslenmiş dalları ellerimle temizlenmiş yeşilliğinde baharın adı yazılmış yazdığımdan beri meğerse özgürlüğümü kaybetmişim lal olmuşum suskun yüreğimde ayrılıklar acılar herşeye alışmışım ister istemez kaçıncı gece saymadım
neyseki rüyaymış yoksa sensiz ne yaparım