Sığıntı
This piece was featured as the selection of the day on 27.03.2018.
Arkadaşlarıyla uzun süre oynadıktan sonra,yorgun argın eve geldi.Annesine çok yorgun olduğunu ve bir duş almak istediğini söyledi.Odasından temiz çamaşırlarını alarak,banyoya gitti. Musluğu açınca ?TISS ?' sesi bütün banyoyu sardı.Sular kesik ti,sinirleri bozuldu.Banyodan dışarı çıktı.Salonda annesiyle,ba basının tartıştığını duydu.Sesiz adımlarla yaklaşarak,kulak ka barttı..Annesi söyleniyordu. -Hep sen sardın bu çocuğu başıma.Babası ölmüşse bana ne Annesi evlenmeseydi başkasıyla.Ortada kalan bu çocuğu alıp başıma getirdin.Şimdi 14 yaşında,ya bir gün gerçek anne,baba sının bizim olmadığımızı öğrenirse ne olacak... Babası,anlayışlı,merhametli olgun birisiydi.Yumuşak ve kibar ca, -Hanım biraz sesiz konuş,çocuk duyabilir.Yabancı değil o.Bizim çocuğumuz sayılır.Kardeşimin çocuğuydu ne yapsaydım yani,2 ya şındaki çocuğu yetimhaneye emanet edemezdim ya.Hem sana ne zararı var,bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum.Zaten tertipli,düzenli ve saygılı bir çocuk.Sana ne zararı ve yükü var ki? Bütün konuşulanları duymuştu CEMAL..Rengi sapsarı oldu.Ne yapacağını,ne diyeceğini,nasıl davranacağını bilemiyordu.Bugüne kadar hiç hissettirmedikleri bir gerçeği onların ağzından,annesi ba bası bildiği amcası ve yengesinden duymuştu.Şaşkın bir şekilde tekrar odasına döndü. Odasında başını ellerinin arasına alıp,saatlerce düşündü,düşündü Neler yapması gerektiğine bir türlü karar veremiyordu.Demek,anne baba bildiği kişiler gerçek anne,babası değildi.Amcası ve yengesi bu gerçeği uzun yıllar kendisinden saklamışlar ve hiç bir zaman üvey olduğunu kendisine hissettirmemişlerdi.Ama gerçeği kendi kulakla rıyla duymak CEMAL İ adeta şoke etmişti.Demek annesi yaşıyordu bu zamana kadar bir kez yüzünü görmediği annesini gözlerinin önüne getirdi.Bir hasret sardı bütün vücudunu, ? NEDEN ANNE,NEDEN YAPTIN.NEDEN BENİ BIRAKIP GİTTİN Diye mırıldandı.Sonra, ?AMMA BELKİ,HAKLI NEDENLERİ VARDIR GİTMESİNİN.BELKİ MECBUR KALMIŞTIR GİTMEYE...? Dedi.Gözlerinden birkaç damla yaş döküldü.Elinin tersiyle gözlerini silmeye çalıştı,amma göz pınarlarından yağmurlar boşaldı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı.Boğazına düğümlenen bir şey olmuştu Odasında ne kadar kaldığını,ne kadar ağladığını hatırlayamıyordu.Uyuya kalmıştı... Kapının çalmasıyla derin uykudan kendine gelebildi.Babası bildiği amcasıydı kapıyı çalan, -Oğlum nerelerdesin.Saatlerdir odandasın.Neler yapıyorsun.Yemeğe gel,sofrada seni bekliyoruz. Çabucak kendisini toparladıktan sonra,kapıya yöneldi.Kapıyı açtık tan sonra, -Bir şey yok baba.Yorgunluktan biraz uyuya kalmışım.Ben biraz sonra gelirim.Siz yemeği yemeye bakın.Beni beklemeyin. Dedi.Babası gittikten sonra yine bir müddet düşündü.Neler yapma sı gerektiğine bir türlü karar veremiyordu.Babası bildiği amcasını çok seviyordu,şeker gibi bir adamdı.Amma annesini de çok merak etmeye başlamıştı.Onun yaşadığını bilmek bütün dünyasını alt üst etmişti.Belki babası gibi oda yaşamıyor olsaydı önemli değildi ama bir annesi vardı ve damarlarında onun kanını taşıyordu. ?EVET,EVET GİTMELİYİM,ANNEMİ MUTLAKA BULMALIYIM,BU RADA BU GERÇEKLE DAHA FAZLA YAŞAYAMAM.BELKİ DE AM CAMLARIN BAŞINA ÇOK FAZLA YÜK OLUYORUMDUR.ARTIK BİR SIĞINTI GİBİ BURADA KALAMAM ? dedi. Az sonra,salona indiğinde konuyu amcasına açtı.Amcası çok anlayışlı ve kibar birisi olduğundan,birkaç kem,küm ettikten sonra,bütün her şeyi ayrıntılarıyla anlatmıştı CEMAL E...Babası öldükten sonra,annesinin bir başkası ile evlendiğini,kendisini yanında götürmediğini,daha neler,neler anlattı da,anlattı amcası.CEMAL babası bildiği,amcasını büyük bir dikkatle dinledikten sonra, -Ne olur beni anlamaya çalış baba.Bulmalıyım onu mutlaka bulmalıyım Birde gerçeği onun ağzından dinlemeliyim.Beni kabul etmezse,tanımazsa veyahut ona kanım ısınmazsa,tekrar yanınıza dönerim. Dedikten sonra,annesi bildiği yengesinden valizini aldıktan sonra evden çıkıp gitti... CEMAL İN öz annesini bulması zor olmamıştı.Babasından aldığı, aynı adreste yaşıyordu annesi.Yaşadığı eve bakılırsa,oldukça varlıklı zengin birisi ile evlenmiş olmalı diye düşündü.Annesi ile karşılaşmalarında sıcak bir kucaklaşma olacağını düşünmüştü,amma yanılmıştı CEMAL Çok soğuk bir karşılamıştı annesi,Ağustos sıcağında buz gibi bir hava esmişti ?ANNE BEN SENİN OĞLUNUM CEMAL ? Dediğinde,annesinin suratının şekli değişti,en ufak bir sevinme belirtisi göstermediği gibi,kaşlarını çatarak -NE ANNESİ ÇOCUK.BEN SENİ İLK DEFA GÖRÜYORUM.BENİM CEMAL DİYE BİR ÇOCUĞUM HİÇ OLMADI.SEN MUTLAKA BENİ BİRİYLE KARIŞTIRDIN..... Öz annesinin söylediklerinin devamını duymamıştı,hatırlamak istemiyordu Annesinin her söylediği yüreğine,beynine bir kurşun gibi saplanmıştı adeta Daha fazlasını dinleyememiş,oradan öz annesinin yanından koşarcasına kaç mıştı... ? HAYIR,HAYIR BU BENİM ÖZ ANNEM OLAMAZ.BENİM ÜVEY ANNEM BİLE BU KADININ YANINDA BİR MELEK.BİR SIĞINTI GİBİ YAŞAMAYA RAZIYIM,BU KADINLA YAŞAMAYA ASLA DAYANA MAM.BENİ DİNLEME GEREĞİ BİLE DUYMADI.BURNU BİR KARIŞ HAVALARDA..ZATEN BENİ OĞLU OLARAK KABUL ETMİYOR Kİ... Diyerek yaşlı gözlerle,yıllardır anne,baba bildiği amcasıyla,yengesinin yaşadığı eve doğru uzaklaşıp gitti...
.