Son sözü : " seni seviyorum oldu "
Son sözü ?Seni Seviyorum? -Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? -İyi bilirdik. Ve son kez daha sorulmuştu bu soru uzaktaydım ama duyabiliyordum.Göremiyordum onu ki istesem de artık göremezdim.Elimde kanlı bir kağıt,kağıt ona aitti bana ilan-ı aşk edecekti biliyorum ama bu kağıdı verirken diyebildiği tek söz seni seviyorum olmuştu başka bir şey diyememişti beklide kan kustuğu için kelimeler boğazında düğümlenmişti.Arkamı döndüm ve yola doğru koyuldum haykırmak istiyorum bağırmak istiyorum ?Benim yüzümden oldu benim yüzümden öldü benim hatamdı.? Demek istiyordum ama diyemiyordum hıçkırıklarım mana oluyordu. O günü yeniden hatırladım dersten çıkmıştım ve yurda doğru yola koyulmuştum.Biri beni takip ediyordu emindim ama arkama bakmaya cesaretim yoktu kızlar beni durakta bekleyeceklerdi ama durağa daha 10 dakika vardı.Biri önüme geçti bir anda gözüm kamaştı bir şey parlamıştı elinde dikkatlice baktığımda kanım dondu bu bir bıçaktı. -Bütün paraları dökül bakalım küçük hanım. -Pardon? -Anlamadın galiba paraları dökül dedim yoksa zorlamı alıyım? Elimi çantama atmıştım ve cüzdanımı çıkarıyordum.Birden bir ses geldi bu ses tanıdıktı. -İrem arkadaş kim ve senden ne istiyor? Bu Mehmet'ti sınıf arkadaşımdı ve iyi bir çocuktu ama evi bu taraflarda değildi acaba ne işi vardı.Eli bıçaklı olan adam Mehmet'e doğru döndü ve: -Arkadaşım bas git senle bir işim yok. -Seni rahatsız mı ediyor İrem? -Alo seninle konuşuyorum bıçağımın tadına bakmak istemezsin galiba.! -Mehmet çok ciddi uzak dur lütfen tek istediği para. -Artık tek isteğim para değil küçük hanım sende benimle birlikte geliyosun. -Ağır ol kızı rahat bırak Hırsız bu lafı duyduktan sonra Mehmet'e doğru ilerlemişti. -Gel bakalım şımarık çocuk. Ve olan olmuştu Mehmet'e bıçağı saplamıştı ve kaçıyordu.Mehmet yavaşça dizlerinin üzerine düştü sonra sırt üstü yere yıkıldı.Bıçağı böbreğinin yakınından yemişti ve kan boşalırcasına akıyordu. -Yapmamalıydın Mehmet.Dedim. -Seni seviyorum İrem. Elini kaldırdı susmam için parmağını dudaklarıma dayadı.Ellerimi yarasına bastırıyordum birden elini yüzümden çekti ve ceketinin cebine götürdü bir kağıt çıkarmıştı yarasına bastırdığım sağ elimi tuttu ve elime kağıdı tutuşturdu ben kağıdı yere koydum ve yarasına bastırmaya devam ettim. -Ambulans çağırın lütfen yaralı var yardım edin Kim bilir kaç kere bu lafı söylemiştim bilmiyorum.Etraftan sesler geliyor ve etraf kalabalıklaşmaya başlamıştı.5 dakika sonra ambulans gelmişti ama ne fayda Mehmet son nefesini bana gülümseyerek vermişti.Ayağa kalktım ve yürümeye başladım ellerim kan içindeydi ağlıyordum etraftan hiçbir ses gelmiyordu yada gelen seslerin bir manası yoktu benim için ellerimde biri can vermişti ve can vermesinin sebebi bendim.En son hatırladığım etrafın bulanıklaşıp dönmeye başladığı gözümü açtığımda hastahanedeydim. -İrem nasılsın? Etrafıma baktığımda bütün sınıfın başımda olduğunu gördüm herkezin gözü yaşlıydı.Ağlamaya başladım o kalabalığın arasından biri çıktı hiç görmemiştim ve bizden büyük biriydi. -İrem sen misin? -Evet benim. -Oğlumun son nefesini vermesinin sebebi bu kağıttı polisler bunu öldüğü yerde bulduklarını söylediler.Kanlıydı ama içinde senin ismin yazıyordu. Kağıdı bana doğru uzatmıştı.Aldım evet bu kağıt Mehmet'in ceketinin cebinden çıkarıp bana uzattığı kağıttı.İçinde ise: Hiç ummadığın bir anda ölüm gelip kapını çalabilir.Bu yazıyı okur okumaz sana bu kağıdı yazdım İrem ölüm kapımı çalsada bunu bilmeni istedim Seni seviyorum. Ağlıyordum gözlerimden yaşlar süzülüyordu ama gözümü o kağıttan alamıyordum ölümü hissetmişti ve bana onun için gelmişti her şey benim yüzümden di ben ölmeliydim benim suçumdu.
İnşallah bir şeyler karalamayı beceremilmişimdir.
Sürçü lisan ettiysem af ola.