Turkuaz Mektuplar/ Türkistan Günlükleri-8
Merhaba canım dost.
Güzel haberlerin için teşekkür ederim. Hayır dualarım seninle. Mutlu olmanı o kadar isterim ki. Eh, eniştemle şöyle bir Karadeniz manzaralı fotoğraf eklersin. Ve ona söyle hassaten, seni üzmesin. Laz Çerkez dinlemem da.
Baban aradı dün. Sana söylemememi istedi ama sana dilim susmaz benim. Çok mutlu çok sevinmiş. Sen de konuş kızım görücü diye naz ediyor ama oğlan bizimkini seviyor dedi. E hadi iyisin çöpünü de ben çatacağım. Bak küserim, düğünü yaza yapacaksın. Bu kar kışta gelemem he!
(Şu Karadeniz türküleri de başka güzel, sana fal tutuyorum dur bekle… Evet, İbrahim Can diyor ki Ordu’nun dereleri , sen çok severdin )
Bana gelecek olursak Özbek kızlar geldi. Bir hafta oldu. Arkadaşları olan çocuk da geldi. Yakınımızda bir pansiyona yerleşti. Adı Osman. Bizden küçük bebe, sanırım 20 yaşında. Çok aklın faydaları liseyi iki yıl erken bitirmiş. Buradaki üniversitede okutman demiştim değil mi?
Öğlenleri tesise gelecek mastır konusu biyogaz imiş. Sevindim Türkçe konuşan birinin olmasına. Bir taraftan yolda sokakta yürürken artık sataşmıyor patriotlar. Bir sır vereyim sana , galiba Özbek kızçe Dinara, Osman’dan hoşlanıyor. Akmaral’ın kuzeni ya, annesi Özbek, yani anlaşırlarsa çok güzel olur.
Bir toy sevabı da buradan alayım değil mi.
Benim stajım haziranda bitecek. Tez savunmam da temmuz başında. Altı ay var hala. Türkistan’ı,yurdu, bizim kızçeleri özledim. Mezuniyet töreni olacakmış. Şimdiden heyecanlılar. Ama ben mahzunum ata yurdu bırakacağım için. Bir taraftan sevinçliyim. Başardım her şeye rağmen
Cadde ve sokaklar, küfe küfe kar cancağızım. Ben bildiğin işte ellerim hala üşüyor, sırtımda şal, peteğin önüne mekan kuruyorum. Kitap ve çay da kadim dostlarım.
İyiyim huzurluyum . Yazıyorum okuyorum ve çalışıyorum. Hayat ne güzel ne anlamlı değil mi ? İçimin kuşları uykuda şimdilik ve ben bu şehrin serçelerini seviyorum.
Laboratuvarda çok yoğun çalıştım bu hafta. Ölçümlerim uyuşmadı tekrar numune aldım, uğraştırdı yani bu kez. Ama sonunda tamamladım. Sana bir mektubu, çayı ve mms çikolatayı hak ettim. Senli benli keyifteyim.
Öznur aradı dün, o da tek kaldı canım. Sesi mahzundu. Yurda gelmiş. Kentav’daki evi kapatmış. Uzatmadı konuşuruz dedi. Seni severdi ona da yaz biraz.
Benden bu sefer bu kadar. Fotoğraf at mutlaka. Öperim yayla gözlüm, çemen yüzlüm, sis bakışlım .. . nesi kaldı Kaçkar dağının başka uşağum..
Hoşça bak zatına leyli güzel…