Ufuklarında Haykıracağım
Seni ilk gördüğüm gün hala rüyalarımın vazgeçilmezi.O güzel mavi gözlerinle etrafa masum bakışlar atman,tüm dertleri unutturacak gamzelerinle gülücükler saçman...O an bana kadar içten gelmiştin ki donakalmıştım seni gördüğüm yerde.Sanki başımdan aşağı sıcak sular döküldü.Seni tanımalıydım konuşmalıydım..Ama sen beni fark etmemiştin,edememiştin bi türlü... Uzaktanda olsa Seni sevebilmek mi?İşte o,bu kalbe seni ilk gördüğüm an verilen en büyük hediyeydi.Seni görmeden önce bu tip şeylere inancım hiç yoktu hatta olasılık bile vermiyodum.Ama kalbime öyle bir ok attı ki aşk perisi hala masallarda hissediyorum kendimi.Bitmesini istemediğim bir rüya masalı... Biliyor musun,sabah kalktığımda her gün saatlerce ayna karşısında süslenip duruyorum.Ne garip değil mi?Bana bakmayacağını bile bile her gün sabahın en erken saatlerinde aynı şeyi yapıp duruyorum.Ama hiç bıkmadan,heycanla,aşk dolu geliyorum seni görmeye. Artık hep belki diye başlıyorum cümlelerime.Belki bu sefer beni görür,belki beğenir hatta belki beni sever... Hani ara sıra dalıp gidiyor ya o sonsuz gök mavi gözlerin çok uzaklara,işte o anlar keşke diyorum o daldığın uzaktaki ufuklar karşısında ben olsamda şu dillerimin yapamadığını orda yapıp seni seviyorum diye haykırabilsem.Duysansa dindirsen yanı başında yanıp kavrulan şu hasretimi.Ama gidemiyorum o kadar uzaklara,bulamıyorum o ufukların biletini... Meğer bu aşk ne illetmiş,yemeden içmeden kesermiş,uykuları kaçırırmış.Duyardım da inanmazdım bu aşk başıma gelmezden önce.Hayır asla pişman değilim seni sevdiğime,her gün uykusuz,iştahsız geçse de minnettarım bu aşkı bu kalbe yaşattığın için. Bazen sessiz sokaklarda şemsiye altında birbirlerine sımsıkı kenetlenmiş aşıklar görüyorum.Birbirlerine aşk dolu bağlanmış yürüyorlar.Oysa ki ben rüyalarımda,yağmursuz günlerde bile sımsıkı kenetlenmiş yaşıyorum sana. Sensiz geçen her dakika küçük meraklı bir kız çocuğu gibi odamdaki duvarlara,beslediğim balığa,yastığıma sorup duruyorum.Niye beni görmüyor,ben bakılmayacak kadar çirkin miyim,ya niye beni sevmiyor,diye ...Sonra sana olan sevgim seni zeytinyağ gibi üste çıkartıyor.Sen beni sevmediğin halde ben bu kadar çok sevebiliyorsam ve seni uzaktan her gördüğümde kalbim duracak gibi oluyorken senin beni sevdiğini düşünürsek,ozaman bu kalp o kadar mutluluğu kaldıramaz,uzakta değilde amacında olsam kalbim heycandan duruverir.İşte sırf bunları yaşatmamak için sevmiyorsun sevemiyorsun beni ,Biliyorum. Yarın düğünün varmış,mutluluklar sana.Benimde ölümün yakın.Canlı bedenim anlatamadı sana olan aşkını,ben öldükten sonra mezar başında ,mezar taşımda yazanlar anlatsın sana, aşkımı. Hani biletini bulamadığım,bulupta alamadığım uzaklardaki ufuklar vardı ya işte senin evlilik davetiyeni aldığım an benimde biletimi kestiler.Buldum artık o ufukların biletini. Seni sevdiğimi bilmesende ben hep ufuklarında haykıracağım. Lütfen beni bekletme ve eskisi gibi uzaklardaki ufuklara dal o mavi sonsuz bakan gözlerinle. Seni seviyorum...