Alesa İçin

I

Onu öldürmüştüm oracıkta, bir bıçağı armağan ettim şah damarına. Birini ilk kez öldürmüştüm, karıncayı bile incitmekten korkarken yüz kızartıcı bir biçimde katil olmuştum.

II

Yevmiyemi aldıktan sonra, Doskov beni meyhaneye davet etti. Salaş ama huzur verici bir meyhaneydi. Eşlik etmek istemedim başta, evde Alesa siparişlerini getirmemi bekliyordu. Lakin, birkaç gün sonra Doskov hasta olan annesinin yanında yaşamaya başlayacağı için bu daveti onunla geçireceğim son güne bir davet olabilirdi. Eve gidip üzerimi değiştirmeye fırsatım bile olmadan, çamurlu kıyafetlerimle meyhanede buldum kendimi. 'İki köpüklü bira!' ve ardından biralarımız geldi. Meyhanenin arka kısmında ölünün bile girmeye korkacağı ormandan Irankov çıkageldi. Doskov gülüyordu buna, ben ise çok şaşırmıştım. Çünkü Irankov da oradan korkardı. Hiçbir şey olmamış gibi içmeye devam ettik, 'Bir bira daha!'

III

Saat iyice geç olmuştu, dünyalar güzeli Alesa'ya haber bile verememiştim, merak etmiştir kadıncağız.
'Ben artık kalkayım' diyecekken Irankov'u meyhane sahibi Godox yanına çağırdı. Fısıldayarak konuşuyorlardı, Doskov hala gülüyor ve ben hala şaşkınım. Bugün bunlarda bir gariplik vardı. Yavaş yavaş kalkma vakti gelmişti. 'Doskov, Irankov haydi geç oldu!'

IV

Eve döndüğümde, biricik karım Alesa, Irankov'un evi ziyaret ettiğini söyledi. Biriciğim, çok korkmuş çünkü Irankov ormana gideceğini ve onun da gelmesi gerektiğini söylemiş. Bunun hesabını soracağım Irankov. O gece Alesa'yı teselli ettim, korkusunu hafiflettim.
Sabah olduğunda Doskov işe yarım saat geç kalmakla beraber Irankov'la sanki sabahlamışlar gibi birlikte geliyorlardı. Aslında Doskov Irankov'u pek sevmezdi. Doskov'da bir gariplik olduğunu işte şimdi sezmiştim. Selamlaştık, çalışmaya başladılar. Bana kıs kıs gülüyorlardı. Nedenini sordum lakin cevap alamadım. Çalışmaya devam ettik. Öğle paydosunda, bize dağıttıkları lapaları alıp üçümüz aynı masada oturduk. Dünden konu açmaya çalıştım, Irankov'un Alesa'ya söylediklerinden... Irankov atıldı: 'Alesa'yla birlikte olduğun için çok şanslı olmalısın, öyle bir kadın herkesin hayalindedir.' Sert çıkıştım Irankov'a ondan bahsetmemesi gerektiğini söyledim. Doskov ise böyle durumlarda sakin ve yatıştırıcı tarafı oynarken bu kez sinsice gülüyordu.

V

Doskov'un şehirden ayrılmasına iki gün kaldığı için Alesa'yla Doskov'u ziyarete gittik. Aslında pek istemiyordum Alesa'yı onun yanına götürmeyi. Çünkü şüpheleniyordum Doskov'dan hareketleri bir anda değişmişti. Doskov'a şüpheli gözlerle bakıyordum o akşam, 4 fincan çay koydu masaya, dördüncüsü Irankov muydu ? Evet, öyleydi. Alesa'nın Doskovlarda olacağı haberi Irankov'a gitmişti ve maksat hep beraber olmak bahanesiyle Irankov da gelecekti. Gerçekten içimde kötü bir his vardı. Alesa'ya gitmemiz gerektiğini söyledim, Doskov bırakmadı, bir iki saat daha dedi.

VI
Irankov da geldikten sonra, ortam kasvetli bir hal aldı. İkisine de şüpheyle bakıyorum, Alesa ise korkmaya başlamıştı. Nasıl Doskov gibi iyi bir dostum beni bu hale düşürebilirdi ?
Doskov mutfağa çay demlemeye gitti, Irankov o sırada Alesa'ya dönerek ' Senin gibi bir karım olsaydı, onu hiç üzmezdim, Ah ah!' dese de biriciğim teşekkür etmekle yetindi. Irankov'a bakışlarım şüpheden çok öfkeye dönmeye başladı. Bir süre sustuk... Doskov da çayları getirdi, yanında meyveyle servis etti. Irankov çayı her yudumladığında, Doskov'a ve Alesa'ya bakıyordu. Doskov yine o pis gülümsemesini sahneliyordu.

VII

Irankov oturduğu yerden kalkıp, yanıma oturdu. Doskov ise gülüyordu. Bizim kalkmamız gerektiğini söyledim ve Alesa'yı da alıp kapıya yöneldim. Irankov kolumu sert bir şekilde tuttu daha fazla vakit ayırmamızı istedi. Doskov ise pis gülüşünden çok pis bakışlarına önem veriyordu artık, Alesa'yı kolundan tutarak 'Kalın lütfen' dedi. Alesa'nın canı yanmıştı ki, 'Ah!' dedi. Doskov bırakmazsa onu öldürebilirdim.

VIII

Doskov, pis bakışlarını Alesa'nın yüzünden çok göğsüne yöneltmişti. İşte oracıkta ölmeliydi. Irankov ise beni hala tutuyordu. Bunların on saniye içinde gerçekleşmesi gerçekten acı bir şey. Bir yandan dostun dediğin kişi, hayat arkadaşına kötü gözle bakıyor, bir yandan ise Irankov adında bir varoş Doskov'la arkadaşlık kurup beni engelliyor. Ben bunları düşünürken Alesa 'bırak beni' diye çığlık attı. Doskov'un cezalandırılması gerekiyordu. Bir yumruk attım, Irankov ise başıma sert bir cisimle vurdu bayılmışım. Uyandığımda, Alesa ağlıyordu Irankov ve Doskov Alesa'ya tecavüz etmiş, Alesa ölmek istiyordu. Böyle bir şeyi nasıl yapabilir şerefsizler! Mutfaktan bir bıçak kaptım ve evden koşa koşa çıkıp, onları aramaya başladım.

IX

İlk bakacağım yer meyhane olacaktı ancak Godox onları bugün hiç görmediğini söyledi. Hani şaşırdığım o an vardı ya Irankov'un ormandan çıktığı zaman, ben de o ormanda onları arayacaktım. Bir ses duydum sanki, bir baykuş sesi ya da biri ağlıyordu. Sesin geldiği yöne doğru yürümeye başladım. Doskov ayağını kırmış, acılar içindeydi. Irankov ise kaçmıştı. Doskov şimdi elimde düştün!

X

Doskov'un kafasını tuttum, oracıkta onu doğrayabilirdim. Irankov'un nereye gittiğini sordum.
O da bilmiyormuş ( en azından bana öyle söyledi ). Bugün hakkında açıklama yapmaya başladı ben hiçbir şey sormadan. Irankov'la uzun zamandan beri bunu planlıyorlarmış, Alesa'yı elde etmeyi... Irankov bizim eve geldiğinde Alesa'nın elindeki bıçaktan korktuğu için ormana zorla götürememiş ya da oracıkta güzelim karıma kötü bir şey yapamamış. Onlar da bugüne ertelemiş o alçak planlarını. Üzerine Doskov ağlayarak yalvardı, onu affetmemi istedi. Ah, Doskov bu şekilde kurtulacağını mı zannediyorsun yalancı dost. Oracıkta bıçağı sapladım şah damarına, tüm nefretimle!

XI

Alesa, annenin yanında sakın korkma ve bu olayları bir an önce unutmaya çalış. Yakında hapisten çıkacağım ve Irankov'la yarım kalan hesabı kapatacağım...

21 Kasım 2010 5-6 dakika 4 öyküsü var.
Yorumlar