Asi Kız Masalı


Bir varmış başka hiç bir şey yokmuş. Allah sevgiyi yaratmış, cennete yol yapmış. Sevgisi gerçek olmayanların hayatını da cehennem nefesi yapmış.

Evvel zaman içinde zaman içinde bir yaramaz asi kız da bizim masalın içindeymiş.

Büyüklerin hele de annelerin sözlerini kulak ardı edenlerin pişman oldukları ona defalarca anlatılmış anlatılmasına ama söz dinleyen kim?

Sevgi sözcüğü ayakları yerden kesen sihirli bir dünyaymış. Sözde beyaz atlı bir prens gibi çıkmış bizim asi kızın karşısına, kara ruhlu bir varlık. İçi hava dolu sevgi sözcükleri yazılmış balonlar uçuyormuş asi kızın gözlerinde.

Karanlık yüzü, balonun içinde saklıymış. Bunun için asi kız, onun karanlık yüzünü değil balonun üstündeki sevgi sözcüklerini görüyormuş.

Çocukların masum dünyalarını süsleyen balon onu kandırmış. İpine tutunup yukarılara doğru yükselmiş. Yükseldikçe yükselmiş.

Nihayet Zümrüd-ü Anka kuşu görünmüş gözlerine. Balonların içini gören kuş, asi kızın kulağına fısıldamış;

"Güzel kız, tatlı kız sakın bu balonun peşinden gitme! Sevgi sözcüleri hikaye, kötülüğe giden yol ise realite."

Asi kız şaşkın! Ne olduğunu anlamamış. Kuşun, kendisinin mutluluğunu kıskandığını sanmış. Burun kıvırmış. "Sen benim mutlu olmamı istemiyorsun. Sen kıskanç bir kuşsun! Ben kendi kararımı kendim veririm. Kimse bana karışamaz." Demiş.

Zümrüd-ü Anka kuşu gülmüş. Gökyüzüne bakmış. Bulutların arasından binbir çeşit insan yüzü belirmiş.

"Bak tatlı kız bak! Benim gördüğüm nice hayatlar vardır ki kararları kaderleri olmuştu. Ben insanların sözlerine değil karakterlerine güvenebileceğini çok öncelerden öğrendim. Yaratan, Adem'e isimleri öğretirken cennetinde de sorumluluğu öğretti. Sorumluluğunun farkında olmayanın sevgisine itibar edilmeyeceğini ta o zamanlardan öğrendim. Allah'ı değil de nefsini ilah edinen, kötülüğü yaşamının merkezine koyar. Ama bunu güzel sözlerle perdeler. Sakın ola ki hayatta karşılığı olmayan güzel sözlere aldanma! Madde bağımlısıysa birisi, sevgisi içi hava dolu balondur. Düzenli bir işi yoksa, hele de kötü alışkanlıkları varsa sakın yakın olma! Bir gün mutlaka balonu patlar. Unutma!"

Ama asi kızın ayağı yerden kesilmiş gökyüzünde uçmaktaymış. İçi hava dolu balon ise ellerindeymiş. Gökyüzünde hayal dünyasından bir yuvaları olmuş. İlk günler balonun üstündeki sözlerle geçmiş. Ama bir gün...

Beyaz atın üstünde bir çakal görünmüş. Ağzı kanlıymış. Asi kız şaşkın şaşkın bakmış. Prens sandığı varlığın çakal olduğunu fark ettiğinde balon patlamış. İçinde saklı olan gerçek yüzü ortaya çıkmış.

Nefesi alkol kokuyor, sözleri ise ateş saçıyormuş. Aldığı madde ise kendisini olduğu yere boylu boyunca sermiş. Şimdi bir ölü gibi yatıyormuş.

Asi kız çok korkmuş. Ne yapacağını şaşırmış. Ama patlayan balonun yüzündeki güzel sözler hâlâ kendisini esir almış. Bir fırsat daha vermiş çakal ruhlu varlığa.

Ama asi kızın unuttuğu bir hakikat varmış. Alışanın kudurmuştan beter olduğunu daha öğrenmemiş. Toy sevda rüzgarları esiyormuş yüreğindeki dağında.

Zümrüd-ü Anka kuşu ise ağzı bağlıymış o sıralar. Çakal bir yolunu bulup bağlamış doğruyu söyleyen gagasını.

Ve ertesi sabah çakal ayılmış. Ellerinde yine yeni şişirilmiş bir balon varmış. "Seni seviyorum aşkım!"

Balon yine güzel sözlerle süslenmiş. Asi kız yine aldanmış yalanla şişirilmiş balona.

Ama alışan alışkanlığından vazgeçmezmiş. Bunu anlaması için büyük bir bedel ödemesi gerekiyormuş.

Bir gün yine ağzı alkol kokarken gelmiş. Kafası da iyiymiş. Hem de bu sefer çok iyiymiş. Aldığı madde kendisini hayal dünyasında uçuruyormuş. Halüsinasyonlar görüyormuş. Sevdiğine iftiralar atmaya başlamış. Asi kızı odaya kilitlemiş . "Söyle, söyle!" Diye bağırıyormuş. "Buradan çıkış yok! Duvarın arkası ölüm!" Diyormuş. Ve dahası polisleri peşinde sanıyormuş. "Susun, kapıda polisler var! Beni almaya geldiler. Susun, susun! Diyormuş.

Asi kız çok korkmuş. O günden sonra her gün yeni bir psikolojik şiddete maruz kalmaya başlamış. Ve nihayet ölüm gözlerine görünmüş. İşte o zaman balon gözlerinin önünde patlamış. Çakal bütün korkunçluğuyla gözlerine görünmüş.

Verdiği fırsatlar onun cehennemi olmuş.

Çakal ise hep çakallığını yapmış. Her seferinde kirli nefesiyle bir balon şişirmiş. Balonun üstünü güzel sözlerle süslemiş.

Ama artık asi kızın gözleri açılmış. Güzel sözlerin perdelediği kötülüğü görmüş. Ve şunu anlamış; huysuz huysuzluğundan vazgeçmezmiş.

Artık daha fazla cehennemi yaşamaya gerek yokmuş. Patlayan balondan görünen yüzü arkasında bırakmış. Umut dolu bir geleceğe doğru yürümüş. Ve Zümrüd-ü Anka kuşu çıkmış karşına. Tebessüm ediyormuş. "Haklıymışsın Zümrüd-ü Anka kuşum! Al götür beni ihanetlerin olmadığı yeni bir dünyaya!" Demiş.

Asi kız boynunu bükmüş. Yaptıgı yanlışın bedelini ödediği bir hayatı geride bırakarak yeni bir hayata merhaba!" Demiş.

Gökten üç elma düşmüş. Birincisi yanlışının farkına varanların, ikincisi farkına vardığı yanlışları terk edenlerin, üçüncüsü de bu masalı okuyanların ve dinleyenlerin başına!

İnsan kararlarını yaşar. Kararlarınıza dikkat edin. Çünkü kararlarınız kaderinizdir.

Seyit Ahmet Uzun

Masal Terapisti 

14 Nisan 2021 5-6 dakika 70 öyküsü var.
Yorumlar